Benim Sitem

sirius ufo başkanı haktan akdoğan olayı

 


MİLLİ İSTİHBARATIN 2000 SENESİNDE BENİ İLK FARKETTİĞİ VE SİRİUS UFO BAŞKANI HAKTAN AKDOĞANIN NTV DE MURAT BİRSELLE BENİ KONUŞMALARI VE SONRA GELİŞEN OLAYLAR 

 1 )  ben  bi zamanlar  işyeri açtım bir arkadaşla 10 yılı geçkin arkadaşlığımız sürdü işyeri komşumuz  bu arkadaşta bazı şeyler sezmeye başladım bu konuşmamı aktarıyor ertesi gün  konyada isra fm radyoda konuşmama göre ali küçük hocanın kaseti koyuluyordu konuşma mantığı neyse o konunun kaseti  yayınlanıyordu ama iyide bu tesedüf diyor geçiyordum ...sonraları kendim konu şectim bakalım tesedüfmü değilmi konu buldum bilgi toplayan arkadaşın yanında konuştum sabahleyin radyoyu açtım birde ne görüyüm aynen bilgi toplayanın yanında ne konuşmuşsan bilgi gidiyor radyoda yayınlanıyordu iyide bir daha bir daha bir daha yüzlerce deneme yaptım birkaç gün değil hemen ertesi gün yayınlıyorlardı ama canlı değil bir din adamının kaseti koyuluyordu ali küçük hoca efendinin yani daha önce kasete alınmış bir hocanın yayına sokuyorlardı  yani mit iyi bilgisi olan din adamının  kullanıyor topluma doğru bilgi verilmesi açısından halla halla diyordum koca devlet beni niye bu kadar muhatap almaya başladı diyorum konyada o kadar insan var bende ne varki diyorken yıllar geçiyordu ama bunu saga sola söylesem bana deli derler diye kimseye demiyordum şu an bile deşifre olan istihbaratçıların yanında konuşuyum ertesi gün mitin yanında ne konuş ertesi gün konuşmana göre bir bölüm koyuluyor bunu yıllar sonra milli istihbarat teşkilatının toplumu bilgilendirme çalışması olduğunu söyledi üst düzeyde bir yetkili bilgili olduğumdan dolayı değil yönlerdirmek için toplumu mitin böyle bi çalışması varmış  neyse kafama takılıyordu işte bu olay tam üst üstte 10 yıl sürünce bende şaşırmaya başladım iyide niye böyle oluyor diyordum benden başka konyada 1 milyon insan var niye ben neyse ilk deşifre olan istihbaratçı yanıma geldi  dediki sen yarın bizim eve gelde konuşalım dedi bende olur dedim evine gittim yemek yedik çayları içtik  ama bu ilk deşifre olan mit elamanına dedimki ahmet usta sen beni nasıl milli duygularla dolu insan olduğumu bilirsin milli devlete milli ordumuza şimdiye kadar bir şey dedimmi devlete ne yaptım ben dedim oda ne oldu dedi bunları niye konuşuyorsun ulan gardaş ben seninle kardeş sayılırız seninle ben ne konuşsam bilgiyi aktarıyorsun ertesi gün bir radyo istasyonuz var mitin yani sizin dedim oda evet dedi sen bilgiyi aktardıktan sonra sabahleyin radyoyu açtıktan sonra ben senin yanında ne konuşmuşsan o konuşmaya göre ordaki elamanınız konuşmama göre bir bölüm buluyor dedim onu yayına konuyor dedim bu uzun süredir sürüyor dedim oda yüzü kızardı tabi yok mık dedi hatta sizin bir istihbaratçı arkadaşınız daha var onun yanında ne konuşsanda bu radyo istasyonunda dinliyorum birde bir istihbaratçı arkadaşınız var onun yanında ne konuşsam oda bu radyoda dinleniliyor dedim ha birde şu var sizin bilgi toplayan isithbaratçı arkadaşınızın yanında ne konuşsam bilgi gidiyor sabahleyin milli gaste köşe yazarı mehmet şevket eyginin köşesinde isim olarak değil bilgi toplayanın yanında ne konuşmussam o konuyu başlık yapıp sonra kendi düşüncelerini açıklıyor  yönlerdirmeye gidiyor  dedim bunlar niye böyle oluyor ben kimimde koca devlet beni muhatab alır ama kıpkırmızı oldu deşifre olunca eve geldim sabahleyin çalıştığım işyerine 2 istihbaratçı geldi bir saat arayla çapraz sorgu sistemi işte büyük olan mit elamanı bana dediki sen hangi gizili servis adına çalışıyorsun dedi ingilizmi sen milli gasteye giden bilgileri nasıl algılıyorsun sen teknik takipmi yapıyorsun sen nerde kim tarafından gönderildin demeye başladı lan hocam ne din sen ben ne ajanım ben aslen türküm sapına kadar türküm melezde değilim nedin sen o gitti bir saat sonra öbürü geldi senin ingiliz servis elamanı olduğundan şüpheleniyoruz sen giden bilgileri nasıl algılıyorsun dediler bende size bir zararımmı var dedim ne diyorsunuz siz siz bana gizli serviz elemanımı diyorsunuz gittiler ama akşam benim algılamamla ilgili ntv tevede haktan akdoğan murat birsel konuşuyorlar bilgi gitmiş murat birsel haktan akdoğana soruyor o onu nasıl algılıyor haktan akdoğanda diyorki telepati olabilir diyor veya uzaylı olabilir diyor bu analizleri yapanlarda tevede iki istihbaratçı ha neyse ben bir ara sirius ufo merkezi haktan akdogana telefon açtım dedimki abi siz beni konuşuyordunuz nteve tevede dedim bende marak etğiiniz bir şey varsa söyle dedim kim tiker hesabı he he dedi kapattı neyse ucuz kurtulduk deyilse postu deldiriyorduk şimdi bu aloylarda sonra aklıma bir şey geldi eger ben gerçekten yabancı istihbaratçı olsaydım mite dermiydim siz benle niye uğraşıyorsunuz sadece dinlerdim demi ( evet bu konu hakkında benim yorumlarım tabi bu olayları ben kendim anlıyorum beni muhatab alıyorlar ondan bu olayla yorum yapıyım haktan akdoğana murat birsel soruyor o diyor nasıl algılıyor haktan akdoğanda diyorki telepati veye uzaylı olabilir diyor hatta rosvel olayından bahsediyor işte )  evet yani telapati dediya haktan akdoğan o olayı milli isithbaratın parapiskoloji şübesi ilgilenmeye başladı benim algıladığımı farkeden  milli istihbaratın parapsikoloji birimi ilk başta tgtrt de thex files diye dizi başlattılar sonra sonra trt1 torcword sonra yıldız geçidi atlantis sonra konya üntv de mutantx diye dizi başlattılar evet tek bölümlük parapsikolojik filimler evet sonra haktan akdoğan diyorduya uzaylı olabilir evet tek bölümlük uzaylı filimler ulusal kanallarda yayınladılar o olaylarada gelecez soldaki linklerde içine yazacam tabi yıl 2012 geldi 2000 yılından bu yana haktan akdoğanın beni muhatab alması heralde 150 bulmuştur tevlerde tabi isim olarak değil ben mitin dikkatini çekmeye başladım işte ya baksanıza sizin teşkilat benle niye ilgileniyor dedğimde bu bilgiler gidiyor ertesi gün haktan akdoğan tvde yayına çıkıyor daha önce elindeki delillerle benim algılamama  kıyasa gidiyor değişik yorum yapıyor işte daha önceden ufo olayının benle bağlantı kurduğunu farkettim tabi ben haktan akdoğanı 12 yıldır telefonda arıyorum faks çekiyorum olmuyor meil atıyorum olmuyor anlaşılan benle ilgili haktan akdoğana miten isim olarak değil algılamamla ilgili bilgi gidiyor neyse aşağıya baya olay yazacam 
NOT: 
milli istihbarat teşkilatı olarak beni gözünüzde çok büyütünüz ben ne uzaylıyım nede uzaylılarla bağlantım oldu o sizin benim hakkımda bana göre analiz hatası bendeki sadece algılama o kadar önsezi bile değil sezgi diyelim birde aşağıda gazete olayı var yazarın internetteki köşesinden kopyala yapıştır yaptım sebebi algılama konusu haktan beye sosyal konularda gazeteye gidiyor bilgi trafiği açısından ayrıntı işte ayrıca şunuda yazıyım daha önceden yaşanmış olaylarla benle bağlantı kuruluyor kıyasa gidiliyor adli bilimlerdeki mantıkta olduğu gibi birde olayı açıyım sizin bilgi toplayan muhbirlere aslında şunu demek istediğimde olaylar gelişiyor ben muhatab alınmaktan bıktım 300 000 bilgi analizi yapıldı şimdiye kadar ben muhbirlerinize haberi yok deşifre olduğundan onlara diyorum mezuyu açıyorum işte ben dün şurda muhbirin yanında konuştum ertesi gün tvde radyoda gazetede analiz edildi konuşmam dedimmi oluyor bu olay ertesi gün  
HER GELİŞEN OLAYLAR EN AŞAĞIYA DOĞRU YAZIYORUM DİKKATİNİZE 
..............................................................................................................
 
 
 2 )  RUSYAYA DÜŞEN METEOR OLAYI VE HAKTAN BEYİN YORUMU 
 
 
 
 
 
 
 
sabahleyin kahvaltı yapıyorum eşim dediki haberin varmı dedi neden dedim rusyaya meteor düşmüş deyince 
afalladım halla halla dedim ne kadar ilginç ben bunu rüyamda gördüm olmadan önce dedim çok ilgincime gitti
bu  derken işe gittim orda daha önceden deşifre olan mite  bu konuyu açtım böyle böyle oldu bu konuyu aktarır 
bilgiler gider diye ona dedimki rusyaya meteor düşmüş halbuki ben bunu olmadan bir gün önce rüyamda gördüm
espirili bir şekilde kahiniyim neyim dedim biraz gülüştük ben hatta bende sezi var ama önsezim olduğunu ilk defa
başıma geldi dedim işte bu bilgiler aktarıldı ertesi gün foks tvde son durak diye bir filim koyuldu bilginin gittiğini böyle
 anladım daha önceki tecrübelerime dayanarak ben bekliyordum haktan akdoğana bu bilgiler gider diye öylede oldu 
ufolar metooru vurdu diyor seyrettim ertesi gün şimdi o deşifre olan mit elamanıyla akşama mesei bitimine doğru 
 konu açıldı işte hazreti isanın yeryüzüne ineceğine dair mütevâtir hadislerde belirtiliyor bu yazarın birinci başlığındaki bilgiler
 gitmiş hatta ben mite elamanına dedimya kahinmiyim oda yazarın birinci başlığındaki kendi yorumları ben mite dedimya sezim var
ama önsezimin olduğunu bilmiyordum  falan işte oda yazarın birinci balığında neyse başka konularda konuştuk geleneksel sanat zanaatlarımız 
oda yazarın ikinci başlığında hatta orda milli yiyecek milli içecekler yazısı var ordaki konuşmalar bana ait 
not: ben burda şunu anlatmaya çalıştım bakın konuşmalar sosyal konular nereye algılama ilgili konular nereye anlatabildimmi şimdi 
aşağıda linki atıyım haktan akoğganla ilgili kendi yrumları bakın burdaki konuşma 22 ayın bilgi aktarıldığı tarih 18 şubat yazarın köşesindeki tarihe bakın 
 
 

eğer linkler ilerde açılma durumu olmasa       www.siriusufo.org      bu olayın videosu var ben genede aşağıya
linkini atıyım ilerde kaybolursa bazen açılmıyor başka link atıyım sirius ufodan link atıyorum link hırsızlığı diye yazıda görüküyor onuda belirtiyim siriusufo wep sitesinde ufoya son anda mudahele diyor sol sağ ok işaertleri var oraya tıklayın bakın videoya 
 
 

 
 
Mehmet Şevket Eygi
 
 
Son Papa Tahta Oturacak
Mehmet Şevket Eygi
19 Şubat 2013 Salı 00:00

2005’te Papalık tahtına oturmuş olan 16’ncı Benoit’nın istifa etmesi hatırlara Aziz Malachie’nin kehanetlerini getirdi. Bu kehanetlere göre, Benoit sondan ikinci Papadır, kendisinden sonra bir Papa (Petrus Romanus) daha gelecek, ondan sonra yedi tepeli şehir tahrip edilecek ve Papalık sona erecektir.

Bulgaristanlı âma kâhine Baba Varga’nın (1911-1996) kehanetlerinden biri şudur: “Amerikanın başına zenci bir başkan geçecek, bu zatın başkanlığı esnasında büyük bir ekonomik kriz olacak ve üçüncü dünya savaşı başlayacak. Siyahî başkan Amerika Birleşik devletlerinin son başkanı olacak, ondan sonra Birleşik devletler olmayacak, devletler olacaktır.”

Nostradamus’un bazı dörtlüklerinde doğru dürüst anlaşılmayan bir dil ve üslup ile âhir zamanda Müslümanlar ile Hıristiyanlar arasında büyük ve kanlı savaşlar olacağı beyan edilmektedir.

Yirminci asırda dünya iki büyük genel savaş yaşadı. Şimdi üçüncü genel ve korkunç savaşın ayak seslerini duyuyoruz.

Üçüncü büyük savaşın patlayacağını söylemek için kâhin olmak gerekmez.

Âhir zamanda Hazret-i İsa’nın (Selam olsun ona) yeryüzüne ineceği, mânen mütevâtir hadîslerle kesin olarak bilinmektedir. Reformcu ve modernist ilahiyatçıların bunu inkar etmelerinin kıymeti yoktur. Ehl-i Sünnet İslamlığında nüzul-i İsa aleyhisselam konusunda icmâ vardır.

Üçüncü dünya savaşında Türkiye’nin durumu ne olacaktır? Bendeniz kâhin mâhin değilim, bu konuda konuşmak istemem. Gördüğüm, sezdiğim, tahmin ettiğim bazı gerçekler var. Onları beyan etsem, şiddetli tepkiler alacağımı bildiğimden susuyorum.

Dostlarıma tavsiyelerim: Mal konusunda hafifü’l-haz olsunlar… Çok sadaka versinler… Namaz ve sabır ile Hak’tan yardım istesinler… İmanlarını bid’atlerden, sapıklıklardan, küfürden, nifaktan korusunlar… Fitne ve fesada bulaşmasınlar… Her türlü cemaat ve fırka holiganlığından, militanlığından, fanatizminden uzak dursunlar…

Gelecek, büyük hadiselere gebedir. Ömrü olan görecektir.

(Not: Haram ve gayr-i meşru yollarla zengin olan rantçıların, komisyoncuların, ihalelere fesat karıştıranların, türedilerin, vakıf mallarına el uzatanların, saçı bitmedik yetimlerin haklarını gasb edenlerin, zekat uğrularının gelecekleri çok karanlıktır. Haram servetlerini tasfiye etmelerini, üzerlerindeki kul haklarından kurtulmalarını tavsiye ederim ama biliyorum ki, bunu kabul etmeyecekler, dünya allak bullak oluncaya kadar haram servet yığmaya devam edeceklerdir. Maziye baksınlar: Haram parayla kim âbâd olmuş ki…)

 

* (İkinci yazı)

Geleneksel Sanat ve Zanaatlarımız

Geleneksel milli sanat ve zanaatlerimizin çok ihmal edildiği kanaatindeyim. Türkiye bir lüks ve kitsch rüküşlüğü anaforunu kapıldı, gidiyor.

Japonya’ya bir göz atalım, dünyanın üçüncü sanayi ülkesi olan Doğan Güneş İmparatorluğu’nda bütün milli sanatlar yaşatılıyor. Orada sekiz yüz senedir sönmeden çalıştırılan çömlek fırınları, atölyeleri var. Ne kadar eski geleneksel sanatları varsa yaşıyor, yaşatılıyor. Japonlar el yapımı kâğıttan ve bambudan elbise bile yapıyor. Onlar hem otomobil sanayiinde dünya birincisi, hem de el sanatlarında dünya birincisi.

Biz milli ve yerli olan hemen hemen her şeye sırt çevirmişiz.

Çömlek sanatı dediğin vakit birtakım cahil çokbilmişler bu devirde çömlek mi olur diyecekler. Kültürleri, ufukları, sanat boyutları yeterli değil.

Keşke bir “Güzel Sanatlar ve Zanaatler Üniversitesi” kurulsa ve sayıları 300’e yaklaşan milli sanatlarımızı geliştirmek için faaliyet gösterse.

Türkiye’de turizm patladı. Yılda otuz milyon yabancı geliyor. Maalesef bunların büyük kısmı ucuz, kalitesiz turist. Lakin hepsi böyle değil. Bu turistlerin bir milyonu cebinde para olan, kaliteli turist olsa ve biz onlara yüzlerce çeşit kaliteli ve sanatlı hatıra eşyası satabilsek bu sahada da patlama olur.

Ticari faaliyetlerde ahlak şarttır. Bendenizin bin dolara alabileceği bir halıyı turiste üç bin dolara satmak ahlaksızlıktır.

İran’da milli sanatlar çok gelişmiştir… Yunanistan’da müzelerdeki tarihi el sanatı eşyaların replikaları yapılıp satılıyor… Hindistan’da da öyle.

Çinliler öylesine çalışkan ve becerikli ki bizim ipek Hereke halılarını taklit ediyorlar, bir köşesine HEREKE yazıyorlar, üçte bir fiyatına satıyorlar… Hindistan’da sahipleri Müslüman olan bir el yapımı kâğıt fabrikası var, yüz çeşit kâğıt üretip bütün dünyaya ihraç ediyorlar.

İstanbul başta olmak üzere, Türkiye’nin her yerinde binlerce Çin’de üretilmiş ıvır zıvırları satan ucuz mağazalar var. Bir ara ne alırsan 1 liraydı, şimdi biraz zamlandı. Böyle bir mağazada bin çeşit ıvır zıvırın yanında, elli veya yüz çeşit sanat boyutu olan objeler de bulunuyor.

Bundan bir ay kadar önce Mercan’daki Şark Han’a gitmiştim. Porselen, üzeri Çin usulü resimlerle ve Çince yazılarla nakışlanmış, tutacak yeri hasır kaplı kocaman bir demlik aldım. Fiyatı 10 TL… Toptan alsam belki de beş altı liraya alabileceğim.

Endonezya’dan ithal edilen el yapımı kâğıttan defterler, fotoğraf albümleri var, ciltleri ağaç yapraklarından yapılmış.

Bütün sanatlarımız, zanaatlerimiz geriliyor, çöküyor. Bursa’da ipekçilik can çekişiyor.

Doğu vilayetlerimizde eskiden, kadınların sokak giysisi olarak el tezgâhlarında ihramlar dokunuyordu. Onlar da çok azaldı.

Ayakta duran birkaç sanat: Kütahya çiniciliği… İznik çiniciliği… Avanos çömlekçiliği… Biraz bakırcılık…

Son otuz kırk yıl içinde zeytinlikler tahrip edildi, yerlerine binalar, yazlıklar dikildi. Bazısı yüzlerce yıllık o cânım zeytin ağaçlarını yamyamca, vandalca, acımasızca kestik, odun yaptık. Yahu, zeytin ağacının tahtası fildişi, abanoz, kehribar gibi kıymetli bir maddedir. Bunları, Filistin’de yapıldığı gibi yontup sanat eşyasına çeviremez miydik?

Bundan yüz küsur sene önce üretilmiş eski bir cihaz, mesela borulu bir gramofon yahut antika bir telefon buldunuz. Bunları Hindistan’a Bombay’a götürün, ustalarını atölyelerini bulun, size aynısını yaparlar ve sipariş verirseniz seri üretime geçerler.

Ülkemizin birçok yerinde sapları boynuzdan bıçak ve çakı yapılıyordu, onlar da çok azaldı. On sene kadar önce Gürcistan’dan dönerken Sürmene’den el yapımı bir bıçak almıştım.

İki örnek vermek istiyorum: Birinci örnek, Devrek bastonculuğudur. Orada böyle bir el sanatı gelişmişse, Türkiye’nin en az iki yüz elli başka şehrinde, başka sanatlar gelişebilir… İkinci örnek: Yakın zamana kadar el arabalarında, tablalarda satılan simit şu anda simit saraylarında satılıyor, birçok konuda da böyle gelişmeler olabilir. Mesela kültürlü, becerikli, imkânlı bir müteşebbis “Ben dünyanın en lezzetli böreğini yapacağım diyecek” ve faaliyete başlayacak. Böreğin ana maddesi nedir, un… Türkiye’de maalesef kaliteli lezzetli börek yapacak buğday türü bile hiç kalmamış dememeyim, çok azalmıştır. Bütün ülkeyi araştıracak en kaliteli, lezzetli, buğday kokulu unu bulacak, bulamazsa ithal edecek… Etli böreklerin harcı yaylalarda beslenmiş hayvanlardan olacak… Öyle rasgele peynir kullanılmayacak, seçme olacak. Efendim ıspanaklı börekler, pazılı börekler, ısırganlı börekler, madımaklı börekler… Böreğin pırasalısı, mantarlısı, pirinçli ve tavuklusu da olur… Tabii en iyi börekler tereyağı ve (sıkı durun) terbiye edilmiş kuyruk yağıyla olur… Terbiye edilmiş kuyruk yağı ne demektir, onu yıllar önce anlatmıştım… Benim çocukluğumda bütün Türkiye soğanla, elmayla, sütle terbiye edilmiş kuyruk yağı yerdi, bu kadar hastalık da yoktu. Neyse biz börekçimize dönelim: Börek sarayı açıldı, on çeşit börek yapılıyor, müşteriler gelmeye başladı. Yiyenler zevkten dört köşe oluyor. Böreklerin yanında yaylalardan gelmiş yayık ayranları, demirhindi=temr-i hindî şerbetleri, bildiğimiz normal çay, naneli Mağrip çayı… Öyle börekler ki büryan kebabından, kuzu dolmasından daha lezzetli.

Söylemesi kolay yapması zor.

Üç yüze yakın geleneksel sanatımız gevezelikle, zevzeklikle, bürokrasiyle, emanetleri ve işleri ehil olmayanlara vermekle, asalaklıkla elbette gelişmez.

Ya memleketteki bilen, becerikli, çalışkan, hünerli, marifetli ustaları, uzmanları, üstatları bulacağız; yahut Çin’den, Hindistan’dan, İran’dan, Afrika’dan böyle ehliyetli kimseler getireceğiz.

19.02.2013

 

YUKARININ DEVAMI  aynı itihbaratçıyla başka zaman gelişen olaylar 

deşifre olduğundan haberi olmayanla konuşuyoruz konuyu kendi açtı bende 13 ağustosta burdan bilgi aktarıldı ertesi gün tvde izledim oda burda kim var dedi bende boşver dedim bilgi aktarıldı kanal7 18 ağustos günü kanal7 de bir filim koyuldu sondurak2 linkini atıyım aşağıya not. ben bu istihbaratçıyla birde şu konuyu konuştum ben algılıyorum dedim bu konu daha açılmıştı 18 ağustos 2013 de ertesi günü  tvde 51  bölge diye bir yer var amarikada uzaylıların indiği yer işte oda tvlerde yazı olarak geçti onuda gördüm buda değişik bir yorum ben uzaylılarla irtibatım var deniliyor galiba buda değişik yorum işte 
yayın yazılarına bakılabilir filimin linkinide atıyım aşağıya 
eğer linke tıklanırda video silinmiş olursa googleden bulunup izlenebilir 
neyse ben bu arkadaşla gene aynı konuyu açtım aşağıdaki kabus filimini koydular diye bu bilgiler gene aktarıldı kanal7 bu sefer sondurak 4 filimi koyuldu 25 ağustos pazar günü  bu filimin hikayesi ön sezili 
eğer video silinmişse googleden izlenebilir 

 

 
 
 
 


...................................................................................................................
3 )  HAKTAN AKDOĞAN BEYİN CNNTÜRKTE AYKIRI SORULARDA FOTON ÇAĞI KANUŞMASI 
22 aralık   günü medyum değilim seziyorum diye biriyle konuşuyorum  işte orda foton çağı hayırlı olsun diye yazdım yazımı deşifre olana bildirim olarak gidiyor tabi ertesi gün haktan bey gene 
aykırı sorularda  konuşuyor foton çağına giriyoruz diye nasada kanıtlarıda var diye birde aykırı sorular puroğramını sunan haktan beye sorouyor bütün bunları nerden biliyorsunuz sezgisel diyor seziyorum diye facede biriyle yazışmıştıkya  ya işte anlayın aşağıdaki linke tıklanıp izlenebilir not.  (yayın tarihi  23 Aralık 2012  eğer video silinirse başka yerden bulunup izlenir googleden ) 

http://www.izlesene.com/video/aykiri-sorular-konukhaktan-akdogan/6792720


 


...............................................................................................
 4)  UZAYLILARLA TELAPATİK İLETİŞİM OLAYI CNNTURKTE AYKIRI SORULARDA HAKTAN BEYİN KONUŞMASI 
facede hesab açtım 450 kişi arkadaş oldu 450 kişiden bazıları mitte bilgi toplayan ben dedimki medyum değilim seziyorum dedim  bende muziplik olsun diye bilgi gider diye uzaylılar benle telapatik olarak iletişime geçtiler suriye devlet başkanı şavaşı durdursun dediler bende ben kimimki beni dinlesinler dedim siz söyleyin onlarda sendeki sezgi telapati onlarda yok onun için seni seçtik dediler diye fecenin duvarına yazdım bu bildirim olarak deşifre olan bir gün sonra gördü ertesi gün cnnturkte aykırı sorularda konuşmasında başlıyor konuşmaya uzaylılarla telepatik olarak iletişime geçenler var hatta ilerdeki konuşmasında sezgi yoluyla uzaylılarla iletişime geçen birinden bahsediyor ben medyum değilim seziyorum diye faceden biriyle konuşuyoruz  o bilgi olarak gitmiş aşağıdaki linke tıkla izle ihsan eliaçıktan hemen sonra haktan beyin konuşması zaman çubuğu 43. 29 getirin izleyin  ( yayın tarihi  08 Temmuz 2012 eğer  video silinirse başka yerde bulunur googleden 
http://tv.cnnturk.com/video/2012/08/09/aykiri-sorular/2012-08-08T1945/index.html

..................................................................................................................
5 )  GEZİCİ UFO TIRI SABA TÜMERLE HAKTAN AKDOĞAN BEYİN CNNTÜRK  TEKİ KONUŞMASI 

bu purağram yayına koyulmadan bir gün önce daha önceden deşifre olmuş bir istihbaratçıyla facebookta yazısını gördüm yazısında kalabalığa bi daldım diyor işte sümsük müslümanlar bana baktı kaldı diyor korkak diyor yani yem atışı işte rejim muhaliflerini dikkatini çekmeye çalışıyor bu kişiyle aramızda limonlu işte bende yazısına cevap yazdım hişt aslanım bakıyom (dalma yapıyorsun sana ef 16 şavaş uçağının motorunun kim taktı dedim oda o an ordaymış yazıya cevap yazdı sen adresini verde sana takalım dedi bende seninki tekleme yapıyor sana taksınlar dedim) çalıştığın teşkilata selam söyle sana bu motoru taksınlar dedim sen bana mit mi diyorsun dedi evet dedim benle niye dalaşıyorsun o zaman dedi senin çalıştığın teşkilata söyle benimle ilgilenmesinler dedim tamammı dedim  200 bin bilgi analizinizi algıladım benim hakkımda  dedim şimdi olayı anlatalım şimdi ben bu şahısa dedimya sen mitsin burda bilme var yani mitin elemanlarını bilme işte algılama var işte bu konu haktan akdoğana iletildi ertesi gün yayına çıktılar saba tümerle şimdi olayı ben açıyım daha önceden bu olay pilot tarafından yaşanmış olayı bu olayla ilişki kurmaya çalışması dikkatimi çekti ben mitle it dalaşı yaptım ya sana şavaş uçağının motorunu kim taktı dedim dikkat edin bi pilot var videoda benle ufolar it dalaşına girdiler benle diyor bu olay 18 dakika sürdü diyor  ben mitle 18 dakika sürdü hatta pilot diyorki konyaya doğru gittiler diyor  hatta benle alay edercesine diyor ben mitle alay eder gibi konuşmam dikkatlerini çekmiş yani işin kısası bendeki bu olayı pisikolojimi uzaylıların pilotla it dalaşıyla baglantı kurulmaya çalışıyorlar ben bunu gördüm kısaca aşğıdaki linke tıkla bak izle videoyu bi müddet sonra kaybolma olursa googlede arama motorunda gezici ufo  tırı diye yazılırsa  veya ufalarla it dalaşı aranıp bulunur izlenir  tarih  Tarih: 15.06.2011 14:19:36   Hit: 7.839 not. bu olaydan daha önce yaşanmış anlayın daha önceki olayla bağlantı kuruluyor 

http://video.cnnturk.com/2011/program-arsivi/6/15/haktan-akdogan

bu deşifre olanla daha öncendende gene feste konuşuyoruz işte ya baksana dedim senin çalıştığın teşkilata ilet benim algılamamla ilgileniyorlar konyada ün tv de mutantx diye bir dizi oynuyor dedim benim algılamamla ilgili dedim olay şöyle oluyor konuşmamı duydularmı sizin bilgi toplayanlar aktarıyorlar ertesi gün konuşmamın mantığı neyse ona göre dizinin içinde bölüm bulup yayınlanıyor dedim sizin teşkilat isterse psikiyatriye gitsin dedim oda niye dedi yahu sizin kafanızda varmı benim algılamamı bu kadar niye önemsiyor üstleriniz dedim psikiyatriye gitsin dedim gene kızdırdım bizim miti giden konuşmalar bunlar koyulan bölüm mutantlar psikiyatriye gidiyorlar sorunlu insanlarla uğraşıyorla mutantlar aşağıdaki linke tıklanırsa görülür bu dizi hakkında soldaki kutulara link atarım bi ara daha geniş bilgi yazarım NOT: aşağıdaki linklere tıklanıp o zaman yayınlanan videolar işte ingilizce ama anlaşılır   linkler 3 tane ardarda bakıp konu anlaşılır  
   
http://www.youtube.com/watch?v=StegzBF11b0&feature=share

http://www.youtube.com/watch?v=BQAIgyNdavo
http://www.youtube.com/watch?v=Hk1eknVBtAA&feature=related
yada aşağıdaki linke tıkla ful izle 
eğer yukarıdaki link açılmazsa silinmişte olabiliyor o zaman paratez içindeki yazıyı youtube arama motoruna kesip kopyala yapın 
 ( mutantx Crossroads Of The Soul ) 
........................................................................................................................

6 ) JAPON DEPREMİ OLAYI HAKTAN AKDOĞAN SABA TÜMERLE KONUŞMASI 

daha önceden deşifre olan mitin yanına çoktan beri gitmiyordum oda deşifre olduğundan habersiz yemek yedik işte çaylar içiyorken ben japonyadaki deprem olayı beni üzdü temiz insanlar dedim acıdım evet dedi oda hemen arkasından benim algılama konusu açıldı bende algılama konusunu açtım tabi bilgiler her zamanki gibi gitti algılama konusu haktan akdoğana gitti ertesi gün saba tümerin purağramında yayına çıktı joponyada ufo görüntüsü konusu açıldı yani olayı açıyım ben mitin yanında ne dedim japon depremi bendeki bu algılamayla japonyadaki ufolarla bağlantı kurması olayı dikkatimi çekti linki  bulamadım googleden aranabilir haktan akdoğan japon depremi diye yazın bulun 

bu mitin yanına bi ara tekrar gene gittim o sırada algılama konusu gene açıldı konuştuk işte  bana sordu nasıl algılıyorsun dedi tevelere giden bilgileri anlıyorum işte dedim bu konuyla başkada bir kadın var tvde zuhal topalın evlendirme puroğramı bende latife olsun diye  bu kadın çok güzel dedim  ben olsam bu kadına evlenme teklifi yapardım işte bu bilgiler gitti ertesi gün reyhan karaca uzaylılar tarafından daha önceden yaşanmış olayı bağlantı kurmaya çalışmaları dikkatimi çekti benim psikolojimde kadını sevmem dikkatlerini çekmiş  reyhan karaca beni uzaylılar sevdi diyor videoda dikkat edin algılama konusunu dedimya teve ekranına giden bilgileri anlıyorum reyhan karaca videoda televizyon ekranı diyor iyi bakın aşağıdaki linke tıklayın izleyin 

http://www.izlesene.com/video/reyhan-karaca-uzaylilari-anlatiyor!/1270107
 evet o zamanlar benim algılamamla ilgili trt1 de mitin parapsikoloji birimi yıldız geçidi atlantis diye bir dizi yayınlanıyordu ben mite ne demiştim evlenme puroğramı vardı zuhal topalın puroğramı seyrederken ben olsam bu kadına evlenme teklifi yapardım dedim bu bilgilerde dizinin içinde bölüm bulundu koyuldu biri var dizide evlenme teklifi yapıyor  

bu deşifre olanın yanına gene başka bir zaman gene gittim çay içiyoruz işte o konuyu açtı senin şu algılamandan dolayı seni sürekli takip altında tutmuşlar bana bir ara açmıştın bu konuyu dedi evet dedim mit beni takip altına almıştı ama sonradan benden zarar gelmeyeceğini anladılar dedim kendisininde deşifre olduğunu söylemedim  o zamanlar konyada ün tvde mutantx diye dizi oynuyordu benim algılamamla ilgili giden bilgiye göre bir kadın var alğılaması vardır onu sürekli kötü mutatntların isithbaratı takip etmektedir iyi mutantlarda kadını korumaya çalışırlar işte kilasik toplum mühendisliği  aşağıdaki linke tıkla o zamanki koyulan bölümü izle ingilizce ama anlaşılır    linler ardarda bakılırsa nalşılır sırası biraz karışık ama anlaşılır 
http://www.youtube.com/watch?v=x85Loy5Ic5Y&feature=related
 http://www.youtube.com/watch?v=uPjMFHo0qnQ&feature=related 
http://www.youtube.com/watch?v=W-pnedIP4OI&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=YHcIra242ao&feature=related&fb_source=message
yada ful izle aşağıdaki linke tıkla 
http://www.youtube.com/watch?v=_M1q15GFgAM
not. eğer yukardaki link silinirse aşağıdaki parantez içindeki yazıyı youtube arama motoruna kesip kopyalama yapın ordan bulun  örneğin ( MUTANTX FUL The Shock Of The New ) 
                                              

bu deşifre olan mitin yanına tekrar gittim bi zaman sonra konuyu gene açtı ya baksana senin bu algıladığın sanma olmasın yanılgı bende panik yaptım ne tesadüfü teve istasyonuna bile girebiliyorum dedim işte ok yaydan çıktı bi kere ne dedi sen televizyon istasyonuna yani tvye girmeden bağsediyorsun nasıl olur dedi bende konuyu çevirdim ama bilgi gitti ertesi gün televizyon istasyonuna giren bir mutant var onu iyi hale sokmaya çalışıyorlar kötü mutantlarda tv istasyonuna giren mutantı ele geçirmeye çalışıyorlar aşağıdaki linke tıkla ardarda izlenirse anlaşılır bu dizi konya ün tevede mitin algılamamla ilgili yaptığı çalışma 
http://www.youtube.com/watch?v=0OskiWkKjCk&feature=share
http://www.youtube.com/watch?v=ilLw0xumt6U&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=f_CNC_Uoo1w&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=GuajxarTlec  
yada ful izle aşağıdaki linke tıkla ful izle
eğer yukardaki link silinirse youtubede  arama motorunda aranabilir parantez içinde 

(MUTANTX  Kilohertz ) 

yada mutantx kilohertz yazıp aranabilir 

neyse başka zaman sonra gene gittim o zamanlar ismet paşayı eleştiryorum solcu olduğu için ama ülke için yaptığı şavaşta yaptığına bişey demem dedim bu konuşmalar da gitti ertesi gün ulusal kanalda chplinin biri bağırıyor ismet paşa olmasıydı bişey olmazdı diyor  evet uzun yazdım ama konu anlaşılsın diye bakın ismet paşadan bahsetim bilgiler sosyal konular nereye gidiyor algılamamla ilgili bilgiler nereye gidiyor ona dikkat çekmek istedim oky bilgi tırafiği için dikkat çektim burda 
.........................................................................................................................


7)  UZAYLI YARATIK OLAYI SABA TÜMERİN PUROĞRAMI 


2008 deydi galiba   konyada selçuku emniyet teşkiletına  meil atıyorum ben şu deşifre omuş mit elamanının yanında konuştum konuşmalarım aktarılıyor sabahleyin mili gaste köşe yazarı  mehmet şevket eyginin köşesinde  diye   meil atıyorum   hemde delilli  50 yakın buldu ama bir haberde yok gidiyim bari dedim  gittim orda bir memur beni tanıdı meillerini okudum çok zekisin dedi bana abi emniyete bi aktarsaydınız dedim   oda amirimle konuş dedi konuştuk  hatta biraz tartştık amirle  ne bu ya bu ülkede bir benimi duyuyor mit teşilatı dedim kızdım ayrıldım   bilgi gitmiş  ertes gün haktan akdoğan yaratık diye  bir   uzaylı yaratık   saba tümerin puroğramında ben bundan şunu anlıyorum algılama konusuyla bağlantı kuruyor haktan akdoğan kendisine gelen bilgileri analiz ediyor daha önceden yaşanmış olayla benim algılama konusunu ilişkilendirmeye çalışması dikkatimi çekti  aşağıdaki linke bak izle    
bu linkte görüntü yoksa googleden bulun yaratık olayı 
 
http://www.izlesene.com/video/cnnturk-haktan-akdogan-saba-tumer-konugu-200/1192177/fbshare 

.............................................................................................................................

8) KUMBURGAZ UFO OLAYI 



bir ara  2008 de bir sifil polise dedimki  abi size bir şey anlatacam dinlermisin ben nereye başvuracam ben garip bir olay yaşıyorum dedim anlat dedi  devlet için bilgi toplayanlar yani kendisi bir şekilde deşifre olmuş işte dedim evet dedi bunlar konuşmamı duydularmı konuşmalar aktarılıyor sabahleyin milligaste köşe yazarı mehmet şevket eyginin köşesinde okuyorum konuşmalarım yazar tarafından analiz ediliyor dedim bu 6 bine yaklaştı sürekli var dedim bu işte bir gariplik yokmu dedim oda ilginç dedi valiliğe dilekçe ver  dedi olur dedim  valiliğe dilekçe verdim işe devletimiz için bilgi toplayanlar konuşmamı duydumu bilgi gidiyor milli gaste köşe yazarı mehet şevket eygi tarafından konuşmam analiz ediliyor dedim fişlememi var diye dilekçeyi verdim baktım gelen giden yok  araştırdım dilekçeyi buldum bir kurumda bu karakoldan sana çağrı gelir dediler git dediler 2008 13  kasım  perşembe günüydü   eve çok kez polis arabası gelmiş beni korakol amiri bekliyormuş ama ben işteydim eve geldim evdekiler bana ne bu yahu kaç kez eve polis geldi bu ne dediler bana korakola gittim orda amir yokmuş beni beklemiş yazıyı okumuş   cumartesi günü seni bekliyor dedi banada soru senin konuşmaların çokmu önemlide dedi onun için seni muhatab alıyorlar dedi yok memur bey devletimizin bilgilendirme çalışmasıymış bu dedim onun için bizim konuşmalarımızda eksik veya fazla bir şey varsa onu düzeltmek için muhatab alınıyormuşum emniyet istiharatında böyle bir açıklama yapıldı dedim ben bunlardan bir rahatsızlığım yok ama 6000 sayıyı buldu bu dedim niye fişleme varmı diye dilekçe verdim işte dedi ama amirine bilgiyi yanımda iletti oda tamam cumartesi günü gelsin görüşecem demiş ama bilgi mite ulaştı ertesi gün kumburgazda bir ufo görüntüleri diye çıktı gece bekçisi  çekmiş ama daha önce çekilen bir görüntü karakolda verdiğim ifadeyle hemen ertesi gün tevede yayınlanıyor olması dikkatimi çekti  yani ben emniyet amirine algılama konusu açıldı ya haktan akdoğan bu algılamamla ilgili daha önceden ufo olayıyla bağlantı kurması dikkatimi çekti işte aşağıdaki linke bak izle
 istanbul  kumburgaz ufo açıklaması  video 2 diyor www.siriusufo.org tıkla buraya ordan bak
   video galerisi diyor wep sitesinde var haktan akdoğan ve gece bekçisiyle konuşmaları var oraya bakın 
 İstanbul Kumburgaz UFO / Açıklama Videosu 2 genede ben buraya linki atıyım izlersiniz aşağıdaki link siriusufodaki video galerisinde aldım aşağıdaki linke tıkla bak
 
  evet amir cumartesi oldu tabi bu arada beni cumartesi günü evimden aldılar doğru karakola 2008 ayın  15 günü cumartesi günüydü beni karokola götürdüler uzun yazmayım kısa kesiyim yazıyı karakol  amirinin 
karşışına dikdiler evet abicim dilekçe vermişşiniz evet dedim ben buna bi ablam veremiyorum diye başladım  mitte deşifre olan muhbirlerle konuştuğum sürekli milli gazete köşe yazarı
mehmet şevket eygi beyin köşesinde ertesi gün sürekli böyle dedim ordan konu açıldı çaylarıda içiyoruz sağolsunlar ben bi ara marksist rejimi eleştirdiğimi sovyet rusyanın çökeceğinden bagsettim ben bi ara silahlı mucadele veren islami ve milliyetçi bi örgüte takılıyordum ondan beni istihbarat muhatab alıyor olabilirmi amirim dedim  bu konuşma aktarılmış yazarın birinci yazısına bakın sovyet rusyanın çökeceğini yazmış  ikinci konuşmam abd çökecektir buda aktarılmış yazarın birinci yazısında daha sonra konuşma
bana amir dediki ergonokon örgütün başı kim dedi bende ne biliyim abi dedim bu konuşmada gitmiş yazarın ikinci başlığına bakın  kısa notlar diye ikinci başlığı neyse ben
amire dedimki dalga geçmeyi bırakta güneydoğuda aşayiş berkemalmi dedim  ve ekledim siz beraber çalıştığınız mit teşkilatı bana kafayı takmış güneydoğuda aşayişi
sağladınızmı dedim buda aktarılmış yazarın ikinci başlığındaki yazısında güneydoğuda neler oluyor diye başlığın devamı bana ait Güneydoğu’da neler oluyor? Havalar
soğudu ama Hakkari’ye veya Tunceli’ye bir haftalık bir tatile ne dersiniz? Yooo gidemem... Oralarda güvenlik yok, gerginlik var. Devletin çok büyük bir adamı bile çelik
yelek giyerek gidebildi. Tatil yapmaya gidemediğin bir yurt parçası senin midir? bu konuşmalar yazarın kısa notlar diye ikinci başlığında 
tabi o anda içeriye bir memur girdi amirim para karşılığında bir kadını fuhuş yaparken yakaladık hah dedim amirim tamda üzerine geldi işte toplumda o kadar terbiye
edilmesi gereken varken mit bana kafayı takmış bu insanları terbiye etse ya mit teşkilatı dedim bu konuşmalar aktarılmış amirim fuhuş yapan kadını yakaladık dediya bu
 olayda aktarılımış yazarın ikinci başılığındaki sonlara doğru bakın şu yazıyı göreceksiniz (Bir manken, bazı mankenlerin para mukabilinde zengin iş adamlarıyla yattıklarını
söylemiş.)
amirim bakın İki kız evden kaçmışlar. Her halde ya manken, ya artist olmak için. Birkaç gün içinde 25 kişinin tecavüzüne uğramışlar. Geçmiş olsun. ya dedim oda aktarılmış
bu yazıda yazarın ikinci başlığında  artı çok uzar diye kısa kestim yazarın çoğu yazısıda bana ait NOT: ben burda şunu anlatmaya çalıştım bakın algılama ile bilgiler haktan
 akdoğana sosyal konularda milli gazeteye birde şuna dikkat çekiyim ben amire diyorumki ben muhatab alınmak istemiyorum mit tarafından diyorum genede konuşmalar
sabahleyin yazarın köşesinde 
link ilerde açılma diye yazıyı kesip kopyaladım 

 
Mehmet Şevket Eygi
 
 
Çarşafın Güzelliği
Mehmet Şevket Eygi
16 Kasım 2008 Pazar 01:11

GAİPTEN haber mi veriyorsun diye çatan kimseye: Görünen köy kılavuz istemez. Sonbahardan sonra kışın geleceğini söylemek gaipten haber vermek değildir. Bendeniz daha 1960'lı yıllarda Sovyetler Birliği'nin çökeceğini, Marksist rejimin yıkılacağını yazıp duruyordum. Çünkü âdil olmayan, halkına ve insanlığa zulmeden bir devlet ve sistem ayakta durmaz.
Evet yakın bir zamanda ABD çökecektir. Çünkü zulm ediyor. Sadece Irak'ta bir buçuk milyon insan öldürdü. Batması için bu yeterli bir gerekçe değil midir?
Roma'daki Papalık da son bulacaktır. Bin türlü sebebi ve gerekçesi vardır. İnsanlığa rahmet olarak gönderilmiş Peygamberimize (Salat ve selam olsun O'na) dil uzatan bir dinî makam ayakta durmaz. Ne zaman çöker, biter? "Vakt-i merhunu" gelince... Kesin tarihini bilemem.
Başka zulüm rejimleri ne olacak? Onlar da batacak, onlar da batacak. Tarihe bak, hangi zulüm rejimi veya sistemi ilebed pâyidar olmuş?
Birisi, çarşafı beğendiğime kızmış. Böylelerinin ömrü kızıp köpürmekle geçiyor. Yakın tarihimizin büyük ediplerinden ve estetlerinden Yakup Kadri ne yazmış:
"Bu çirkin asrın ve çirkin muhitin (ortamın) yegane süsü, yegâne güzelliği sizin çarşafınız, sizin peçenizdir. Yalnız bunlardır ki, gözlere hâlâ bakmak tahammülünü, bakmak arzusunu veriyor..." Yazarın Çarşafa ve Peçeye Dair" başlıklı meşhur yazısının ilk cümleleri.)
Bazıları ne kadar fanatik. İnsanların, beğenip beğenmeme hürriyetlerini tanımıyorlar. Ben gerekçeler gösteriyorum. Büyük edip ve estet Yakup Kadri de beğenmiş diyorum.
Bir Müslüman, mini etek kıyafetini, kadınların plajlarda erkekler içinde bikini mayo ile dolaşmasını, seksî veya şehevî kıyafetlere bürünmesini kabul edip beğenebilir mi?
Gayr-i Müslimlerin, Müslümanları anlamaya çalışmaları lazımdır. Kızıp köpürmekle çözüm üretilmez. Biz bu memlekette çeşitliliklere saygı duyarak sosyal barış ve mutabakat içinde yaşamaya mecburuz. Biz onların kıyafetine karışmıyoruz, onlar da bizimkilere karışmayacak.
29 Ekim Cumhuriyet bayramı... Bayram resepsiyonu için, Çankaya Köşkü'ne davet edilmiş bir vatandaş başına zarif bir kalpak sırtına güzel bir istanbulin giyerek gitse içeriye alınır mı? Alınmaz. Halbuki bu serpuş (başlık) ve elbise bizim millî kıyafetlerimizdendir. Bir milyar nüfuslu Hindistan'ın başbakanı istanbulin giyiyor. Biz niçin giyemeyecek mişiz?
Birkaç yıl önce İstanbul'un büyük otellerinden birine, Kızılay'ın tertiplediği bir toplantıya davet edilmiştim. Yakınımdaki masada dinî kisvesi içinde yüksek dereceli bir Ermeni papazı oturuyordu. Başında serpuşu, sırtında tarihî elbisesi vardı. İstanbul müftüsü orada mıydı bilemedim. Başına sarık sarmış, sırtına cüppe geçirmiş olsaydı muhakkak kalabalık içinde fark ederdim. Avrupa kostümü, Frenk gömleği, kravat din adamlarına hiç mi hiç yakışmıyor.
Japonlar ilerlemek için millî kıyafetleri olan kimonoyu yasakladılar mı?
Son derece zor yazılarını değiştirdiler mi?
Bizim devrimcilerin "beynelmilel erkam" (uluslararası rakamlar) dedikleri, Avrupa'da "Arap rakamlarıdır".
Türkiye Ortadoğu'nun Japonyası olabilirdi. Niçin olamadı? İlerleyeceğiz, medenileşeceğiz, kalkınacağız diye yanlış bir yola girildi. Şekilcilik, ucuzluk, yüzeyselcilik...
Türkiye Avrupalılaşmış olsaydı, şu gülünç ve rezil başörtüsü yasağı olmazdı. Bana, başörtülü Müslüman kızların üniversitelere alınmadığı bir tek Avrupa ülkesi gösterin. Gösteremezsiniz.
(Çarşaf çok güzel, çok zarif bir kadın kıyafetidir. Bütün çarşaflar güzel değildir. Bendeniz güzel olanlarını beğeniyorum.)
Kısa Notlar
KORKULAN ve beklenen oldu, Ergenekon davası tavsadı, magazinleşti, gündemin birinci maddesi olmaktan çıkıp altlara düştü.
Güneydoğu'da neler oluyor? Havalar soğudu ama Hakkari'ye veya Tunceli'ye bir haftalık bir tatile ne dersiniz? Yooo gidemem... Oralarda güvenlik yok, gerginlik var. Devletin çok büyük bir adamı bile çelik yelek giyerek gidebildi. Tatil yapmaya gidemediğin bir yurt parçası senin midir?
Tuncay Güney'in ortalığı allak bullak eden beyanları Yahudi cemaatini çok rahatsız etmiş. Böyle bir haham yoktur diyorlar. Bendeniz 22 Nisan 2007 tarihli yazımda, Tuncay Güney'in instuteus.com'daki bir yazısından bahs etmiştim. Merak edenler o siteye girebilir. Hahamlığını bilmem ama Tuncay Güven'in Yahudiliğinde hiç şüphe yoktur. Onun Türk isminden başka bir de Yahudi ismi vardır muhakkak.
Şu anda içimizde hayli Kripto Yahudi bulunmaktadır. Dışı Türk ve Müslüman, içi Musevî-Yahudi. Karpuz gibi, dışı yeşil içi kızıl.
Dindar kesim içinde de varlar. Dikkatli ve ihtiyatlı hareket ediyorlar, bazen kralcıdan daha kralcı oluyorlar.
İzmir'li bir Sabataycı, büyük bir İslâmî cemaat içinde uzun müddet önemli roller oynadı.
Ergenekon dosyasında "Ergenekon İlahiyatçıları" konusunda bir şey yok. Ergenekon İlahiyatçıları ne demektir? Dikkatli vatandaşlar, Ergenekoncuların namazı günde ikiye indirmek konusunda çalışma ve projelerinden haberdardır. Ünlü anlı şanlı, eli bayraklı bir İlahiyatçı yıllardan beri Ergenekoncularla pek sıkı fıkıdır.
Kimse darılmasın, kızıp köpürmesin ama biz Müslümanlar yatakta uyuyoruz, ayakta uyuyoruz. Konuşurken, merdiven çıkarken, inerken, hep uyuyoruz. Hadiselerin içyüzünü bilmiyoruz.
Korkunç, dehşetli yolsuzluk, rüşvet, talan, vurgun haberleri alıyorum. Yazamam yazamam yazamam. Ben canımı sokakta bulmadım...
İktidar, Alevî oylarını alabilmek için tâvizler (ödünler) vermeye hazırlanıyor.
Bir manken, bazı mankenlerin para mukabilinde zengin iş adamlarıyla yattıklarını söylemiş.
İki kız evden kaçmışlar. Her halde ya manken, ya artist olmak için. Birkaç gün içinde 25 kişinin tecavüzüne uğramışlar. Geçmiş olsun.
Bir milletvekilinin büyük yük gemisi Hint Okyanusu'nda korsanlar tarafından zapt edilmiş.
Somali'nin bir bölümü Şeriatçilerin eline geçmiş. Bizim ilericiler bundan hiç memnun değil. Öyle ya, Şeriat hukukunda hırsızların eli kesiliyor.
Obama başkan seçilince bazı vatandaşlarımız sevinçlerinden oynamış, kurbanlar kesmiş... Zavallı kurbanlar...
 
 

..................................................................................................................................

   9 )  PAZAR GÜNÜ DEŞİFRE OLAN  ÇAĞIRMASI VE OLAYLAR 

daha önceden deşifre olan beni görünce çağırdı gel çay içielim dedi  çay falan işte başladık konuşmaya konu konuyu açtı  konu 
1: ci konu türkiye israil ittifakı işte  oda gitmiş yazarın birinci başlığına bakın  
2:ci konu  islami kesimde bir çok ajan casus dolu oda yazarın birinci yazısında gitmiş 
3: cü konu maiz kohen asıl ismi tekin alptir  oda gitmiş yazarı birinci yazısında 
4:cü konu marksistler oda ikinci yazıda yazarın  marksistler diye yazısı var 
5: ci konuda çarşaf sözüne bozuluyorum lan bu adamlara  oda gitmiş yazarın 3 cü yazısında  giden bilgiler altta oku linke tıkla bak 

http://www.milligazete.com.tr/makale/turkiye-israil-ittifaki-153883.htm
bu eski link açılmıyor ben sadece bir başlığı bulabildim aşağıdaki linke tıkla oku yazarın ikinci yazısıda yok 
aşağıya link açılmaz diye köşesinden kesip kopyaladım 

24 Oca

2011

 

Türkiye İsrail İttifakı

Mehmet Şevket Eygi

 
Türkiye İsrail münasebetleri konusunda tam bir kafa karışıklığı var. Bazıları one minute çıkışlarına bakarak, iki devletin ilişkilerinin kötüleştiğini sanıyor. One minute, buzdağının su üzerinde göze görünen yüzde bir kısmıdır, yüzde doksan dokuzu görünmez. 

İsrail ile Türkiye arasında çok gizli tutulan anlaşmalar bulunmaktadır. Bunlar yürürlüktedir. 

BOP çerçevesi içinde ABD Ortadoğu'da bir takım manevralar çevirmekte, Türkiye'yi bu konuda kullanmaktadır. 

Türkiye'deki resmî Yahudi sayısı şu anda 15 bin civarındadır. Bunların yanında bir de bir buçuk milyon Kripto Yahudi bulunmaktadır. 

1. Sabataycılar. 

2. Alevî Bektaşi kılığına girmiş Yahudiler. 

3.Müslüman görünen Kürt Yahudileri. 

Kuş kadar aklı olan bir insan, bu bir buçuk milyon Yahudinin Türkiye'yi ellerinde oynatacaklarını bilir, anlar ve kavrar. 

Medyada onlar, finans ve bankada onlar, iktisat ve ticarette onlar, ihracat ve ithalatta onlar, üniversitelerde onlar... 

Tekelleri biraz kırıldı ama hâlâ çok güçlüdürler. 

İslâmî kesime, İslâmcılık hareketine, siyasal İslâm'a, islâmî hizmet ve faaliyetlere sinsice sızmışlardır. 

Onlar Osmanlı sistemini, Türkiye'nin kültürel gerçeklerini bizden iyi bilen yetenekli uzmanlara sahiptir. 

İslâm'da olmayan bir şey Yahudilikte vardır, mübahtır: 

Bir Yahudi, Musevilik dinini yüreğinde saklamak şartıyla dıştan Hıristiyan ülkelerinde Hıristiyan, Müslüman ülkelerinde Müslüman görünebilir, yani iki dinli olabilir. 

İsrail'in Türkiye'yi kayb etmek gibi bir lüksü yoktur. Türkiye'yi kaybederlerse İsrail devleti kısa zamanda sona erer. 

Şu anda islâmî kesimde on kadar çok büyük, yüz kadar büyük, binlerce orta ve küçük cemaat, hizip, fırka, grup, klik vardır. Bunların içine ajanlar, casuslar, provokatörler, yönlendiriciler sızmıştır. 

Sakala, sarığa, cüppeye, şalvara önem veren tarikatin içine sakallı, sarıklı, şalvarlı casuslar sokarlar. Herifler gündüzleri sâim, geceleri kaim görünür, yapacaklarını yapar. 

Vaktiyle Moiz Kohen efendi, asıl adını gizleyip, buram buram Oğuz Türkü kokan Tekin Alp adıyla Türkçülük, milliyetçilik yapmamış, "Kahr olsun şeriat!.." diye bağırmamış mıydı? 

Boşuna söylememişlerdi: Yirminci asırda Yahudiler iki devlet kurdular diye... 

Türkiye halkı bin bir sıkıntı çekerken tank tâmiri bahanesiyle İsrail'e milyar dolar ödemedik mi? Soruyorum: Tanklar tâmir edildi mi, bize geri verildi mi? Heyhat ki heyhat... 

Türkiye sebze, bakliyat ve hububat tohumlarını İsrail'den satın alıyor. 

Bugünkü düzen ve sistemde hiçbir iktidar İsrail ile yapılmış olan gizli anlaşmaları çiğneyemez. 

Buzdağının su üzerinde görünen yüzde birinin sahnesinde birtakım tiyatrolar oynansa da Türk-İsrail birlikteliği devam edecektir. 

Bazı çok akıllılar "Türkiye İsrail'i dize getirdi...İsrail'i rezil etti... İsrail bizden çok özür diledi... İsrail Türkiye'den tir tir titriyor..." gibi gülünç ve gerçek dışı açıklamalar yapsalar da... 

Genelkurmay başkanlığımızda çok gizli bir İsrail Odası varmış. Buraya birkaç kişi girebiliyormuş...Siz bu riyavetleri duymadınız mı? 

Türkiye ile İsrail arasındaki çok gizli anlaşmaların mahiyeti nedir? Bilen yok... 

One minute demekle bu anlaşmalar hükümden ve yürürlükten kalkıyor mu? 

ABDve İsrail Ortadoğu'da iki büyük İslâm ülkesini savaştırmak istiyormuş. 

Vaktiyle Irak ile İran'ı savaştırmamışlar mıydı? 

Buzdağının, görünmeyen yüzde 99'unda neler var acaba?

 NOT:     6 cı konuda ben türk silahlı kuv vetlerine dinsiz diyenleri kınıyorum allah allah diyeerk şavaşa giden bir  bir ordu dinsiz olurmu buda gitmiş ertesi gün ilker başbuğ giden konuşmalara diyorki allah allah diyerek şavaşa giden ordu dinsiz olurmu

birde osırada beni dinleyen mit elamanı algılamamı dikkatini çekti nasıl algılıyorsun dedi oda ertesi gün saba tümerin puroğramında  HAKTAN AKDOĞAN  muhatab aldı 

dahada konu açıldı mit ice konuyu açtı nasıl algılıyorsun dedi  o zamanlar benim adıma konya ün tevede dizi oynuyordu bölüm bulunup koyuldu ertesi gün  korku anında algılama işte algılaması olan bir kadın sürekli takip altında ben mite dedim mit beni sürekli algılamamdan dolayı takip ediliyordum dedim buda gitti ertesi gün  ün tevede bir bölüm koyuldu algılaması olan bir mutant aşağıdaki linki tıkla izle gör giden konuşmalar göre koyulan bölüm aşğıdaki linke tıkla izle
 


not. eğer yukardaki link silinirse aşağıdaki parantez içindeki yazıyı youtube arama motoruna kesip kopyalama yapın ordan bulun  örneğin ( MUTANTX FUL The Shock Of The New )

 
NOT : burda konu biraza uzadı ama  ben burda şuna belirtmek istedim  sosyal konuşmalar  mit tarafından milli gasteye ve genel kurmaya  algılamam haktan akdoğana  algılamam gene ün tevede oynayan benim için dizi oynuyordu mutant x se onu anlatmaya çalıştım mitin konuya göre bilgi tırafiği 
not: burdaki olayda japonyadaki depremde olan hadiseyle aynı dikkat edilirse aynı bilgiler haktan akdoğana aynı takip olayı mutantx diye dizinin koyulması ün teveye bilmem anlatabildimmi 
.........................................................................................................................................

10 ) SABA TÜMERİN PURAĞRAMINDA  MEKSİKALI SIXTO JOSE PAZ WELLS  TEMASCI İLE HAKTAN AKDOĞANIN KONUŞMASI
 
2010        10 ekim günü deşifre olanla internette konuşuyoruz abi dedi bana mit bizim dergileri okuyormusun yok ama daha önceden okuyordum daha sonra vaktim olmadı  dedim ama allaha inanmayanlara güzel bir cevap veriliyor dergide dedim ya baksana dedi senin algılamanla ilgili yazını okudum bu ne dedi bende dedim mit benle ilgileniyor işte dedim hatta haktan akdoğanda ilgileniyor onu izliyorum dedim bu bilgileri aktardı kesinlikle içimden dedim ertesi gün saba tümerin puroğramında bu konuyu haktan bey muhatab alır dedim aynende öyle oldu ben mite dedimye allaha inanmayanları güzel cevapları var dedim onu haktan bey şöyle diyor uzaylılar allaha inanıyor birde mite dedimye onu izliyorum haktan akdoğanda şu ana bizi izliyorlardır diyor ama saba tümer konuyu açıyor diyor bu konuyal ilgili videoyu bulursam buraya atacam evet buldum videoda 5 ci dakikaya bakın dinleyin haktan akdoğan uzaylılar yaratıcıya inanıyor ama saba tümer başlatıyor  açıklamayı  http://www.youtube.com/watch?v=mMl-ff-BUJw
 mite ayrıca haktan akdoğanı devamlı ziliyorum beni muhatab alıyor dedimya işte linke bakın 13 dakika içinde video saatine bakınsaba tümer izleme konusunu açıyor linke tıkla bak izle http://www.youtube.com/watch?v=dDoojAP3tNU   not: mit bana ayrıca dediki devlete mudahaleden bağsetti azımı aradı bende dedimki abi benim devletle işim olmaz devlet bizim devletimiz onuda aktarmış saba tümer haktan beye soruyor niye mudahale etmiyorlar diyor haktan beyde cevap veriyor bunuda videoda seyretmiştim saniyesini videodaki saniyesini bir ara atarım bulamadım NOT : yukardaki videolar silinmiş yotutubede  parça  parça  bulursam atarım yada ful videosonu ayrıeten bir olayıda sonradan eklyiorum buraya atlamışım onuda aşağıya atıyım 
sonradan attığım videoda 2 . 41 dakika oraya bakın temasçı konuşmasında mesaj aldık diyor hani ben mitle facede yazı ile mesajlaşıyordum abi beni mit teşkilatı olarak niye böyle yorum yapıyorsunz diye ilk temasımda böyle olmuştu mesajla hatta onlar bizle temasa geçiyorlar konuşması ben mitle ben miti kendim şeçtim anlayın işte hatta temasçı konuşmasında onlar devletle temesa geçiyor ben devletin istihbaratıyla temasa geçtimya neyse bu video ayrı aşağıda tıklayın 
birde iş garanti olsun diye youtubeden atıyım link 

Ufo'lar İle 2012'de Temasa Geçilecek

CNN TÜRK’te Saba Tümer’le Bu Gece’ye, Sirius Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan ve UFO literatürüne geçmiş uzaylılarla direk iletişimde olan ender insanlardan biri Sixto Jose Paz Wells konuk oldu.

12 Ekim 2010 Salı
not: vieo aranacak ful googleye şunu yazın bulamadım çünkü  aşağıdaki yazıyı 

Saba Tümer Bu Gece - Sixto Jose Paz Wells

 mit bana tesedüf olabilirmi diye azımı aradı bende panik yaptım hatta deşifre olana dedimki  tv istasyonuna girebiliyorum dedim ne tesadüfü  bunuda aktarmış o zamanlar konyada üntv de benim algılamamla bir dizi oynuyordu  mutantx  giden konuşmaya göre bu bölüm koyuldu  tv istasyonlarına giren mutant   linkle tıkla gör izle  aşağıda
http://www.youtube.com/watch?v=0OskiWkKjCk&feature=share
http://www.youtube.com/watch?v=ilLw0xumt6U&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=f_CNC_Uoo1w&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=GuajxarTlec 
 yada ful izle linke tıkla aşağıdaki
yukarıdaki linke tıklanırda açılmasa silinmiş olabilir aşağıdaki parantez içindeki yazıyı kopyala youtubenin arama motoruna yapıştır izle 

 ( mutantx Kilohertz )


not: ben şuraya dikkat çekiyim bakın bilgiler hem haktan beye gidiyor  hemde benim algılamamla yayınlanan mutantx gidiyor yukardaki japon alayıyla aynı yukarda yazıda belirtim haktan akdoğan bizi izliyorlardır diyor allahada inanıyorlar diyor ben o zaman uzaylı oluyorum analiz ne diyim 
 
bu deşifre olanla bir ara facede gene konuşuyoruz konu açıldı 
osmanlıyı begenmiyenler şimdi emparyalizmin uşağı oldu arab dünyası dedim deşifre olanla bunları konuştum yazarın çoğu yazısı bana ait kendi yorumlarıda var  aşağıdaki linke tıkla bak veya kopyasına bak bakın şimdi ben algılama ile bilgiler nereye sosyal konular nereye gazeteye gidiyor anlayın işte 
 
 
 
 

Mehmet Şevket EYGİ

Onların Zaferi, Bizim Hezimetimiz

05 Ağustos 2012 Pazar

Birinci dünya savaşından sonra Osmanlı imparatorluğunun çok kötü şekilde tasfiyesi bugünkü fitne ve fesatların, nifak ve şikakların, anlaşmazlıkların, savaşların, çekişmelerin sebebi olmuştur.

Emperyalist ve sömürgeci devletler Müslümanları böldüler ve üçüncü dünya savaşına zemin hazırladılar.

Osmanlı devleti bir federasyon şeklinde devam etmiş olsaydı bugünkü kopukluklar, kötülükler, kıtaller olmayacaktı.

Filistin'de bir Yahudi devleti olmayacaktı.

Sınırları rasgele çizilmiş, bağımsız Irak, Suriye, Lübnan vs. devletler olmayacaktı. Avrupa Birliği gibi Müslüman Ülkeler Birliği (MÜB) olacaktı.

Müslümanların müşterek parası olacaktı.

Müslümanlar büyük İslam vatanında pasaportla seyahat etmeyecekti.

İslam dünyasının başında bir halife olacaktı.

Osmanlı devletinin yıkılması, en fazla Filistin halkı için zararlı ve kötü olmuştur.

"El-isti'mar el-Osmaniyye..." (Osmanlı sömürgeciliği) diye söylenip duran Arap milliyetçisine soruyorum:

Osmanlı isti'marı mı daha kötüdür, İsrail isti'marı mı?

Kaldı ki, Osmanlı sistemi bir sömürgecilik değil, bir Milletler Birliği'ydi.

Osmanlının yıkılması sadece Müslümanlar için değil, Ortadoğu Hıristiyanları için de felaket olmuştur.

Sultan Abdülhamit zamanında Anadolu'da milyonlarca Rum ve Ermeni yaşıyordu. Ne oldu onlar? Silindiler...

Osmanlı, Müslümanlar için en iyisiydi, gayr-i Müslimler için (onlara göre) ehven-i şerreyndi ve mutlaka tercih edilmesi gerekirdi.

İttihatçılar kötüydü ama Osmanlı kötü değildi.

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra yapılan barış anlaşmaları barışı katl etmiştir.

Şu anda üçüncü dünya savaşının ayak sesleri duyuluyor.

Kadir Mısıroğlu beyin dediği gibi Lozan Müslümanlar için bir zafer değil, bir hezimet olmuştur.

Lozan Sebataycıların, Kriptoların, İslam ve Müslüman düşmanlarının zaferi, Ehl-i İslam'ın hezimetidir.

Lozan'ın gizli protokollerinde şu maddelerin bulunduğu rivayet edilmektedir:

1. Hilafet kaldırılacak ve Türkiye İslam dünyası ile ilgilenmeyecektir... 2. Şeriat kanunları kaldırılacaktır... 3. Türkiye İslam ile bağlarını tamamen kopartacak, bunu yapamazsa İslam'ı emperyalist devletlerin istediği şekilde tahrif ve tağyir edecek, yani dinde reform yapacaktır... 4. Türkiye halkı, bin yıllık İslamî kimlik ve kültüründen uzaklaştırılacaktır... 5. Müslüman kadınlar açılarak uygar hale getirilecektir...

1920'li, 30'lu, 40'lı yıllarda Sovyetler Birliği'ndeki İslam ve Müslüman düşmanı faaliyetlere paralel olarak Türkiye'de de yoğun ve genel dinsizlik faaliyetleri ve icraatı sergilenmiştir.

İslam medreseleri, tasavvuf tekkeleri kapatılmış, nice ulema ve fukaha idam edilmiştir. Yüz yıllar boyunca birlikte yaşamış İslam ülkeleri, birbirilerinden Moğolistan ile Venezuela kadar uzaklaştırılmıştır.

Uzun yıllar boyunca Türklerin hacca gitmesi yasaklanmıştır.

Türkiye'de güç Sebataycılara, Kriptolara, egemen azınlıklara verilmiştir.

Suriye'de güç, halkın yüzde 10'nunu oluşturan Nuseyrîlere verilmiştir.

Osmanlı devleti zamanında Müslümanlar Bağdat'a, Şam'a, Kudüs'e, Mekke ve Medine'ye, Basra'ya, Beyrut'a, Amman'a, Cidde'ye, Sana'ya, Trablusgarp'a ve diğer bilad-ı İslamiyeye pasaportsuz gidiyorlardı.

İstanbul'daki Meclis-i Meb'usan'da şu anda birbirinden kopuk olan, ondan fazla İslam ülkesinin meb'usları (milletvekilleri) bulunuyordu.

Osmanlının hataları yok muydu? Olmaz olur mu? Lakin bilgelik ve feraset Osmanlı sisteminin ve birliğinin desteklenmesini tavsiye ediyordu.

Çünkü: Def'-i mefsedet celbi-i menafi'den evladır... Yani fesatlı ve kötü şeylerin uzaklaştırılması, bazı menfaatlerin elde edilmesinden önce gelir.

Son devir Osmanlı sadrazamlarından (başbakanlarından) Mısırlı Said Halim Paşa "Benim vatanım şeriat ahkâmının icra edildiği yerdir" mealinde bir söz etmişti. Parçalanan Müslümanlar sûrî, şeytanî ve yalancı bir hürriyet elde etmişlerdi ama şer'i hürriyeti yitirmişlerdi.

Artık kader yayları gerilmiş ve kaza-i mübrem okları, atılmaya müheyya halde beklemektedir.

Lozan zafer mi, hezimet mi, pek yakında apaçık bir şekilde anlaşılacaktır.

Onlar için zafer, biz Müslümanlar için hezimet...

"İkinci yazı"

Şekerli Sular ve Şekerli Ekmekler

Su piyasasında hemen herkes biliyor: Bazı memba suyu firmaları, sattıkları suların içine, lezzet versin diye çok az miktarda şeker katmaktaymış. Böyle bir şey yasalara ve nizamlara aykırıdır. İlgili bakanlık ve belediyeler suları tahlil ettirerek, içinde katma şeker bulunanları halka teşhir etmelidir. Suya şeker katmak halkı aldatmak ve sağlığı ile oynamaktır. Hükümet ve belediyeler böyle bir aldatmaya seyirci kalamaz.

Yine, bazı ekmeklere de az miktarda şeker karıştırıldığına dair yaygın rivayetler vardır.

Bu yaz çok sıcak ve kavurucu geçiyor. Memba suyu satışında patlama var. Bir kısım firmaların halka memba suyu diye kalitesiz sular içirdiği de çok söylenip konuşuluyor. Bakanlığın ve belediyelerin vazifesi halkı korumaktır. Şekerli sular ve şekerli ekmekler ve diğer konularda çok etkili, devamlı, çok ciddî, kimsenin gözünün yaşına, hatır ve gönle bakmayarak kontroller, analizler yapılmalıdır.

Aksi takdirde halkın bedduası, ilgili ve sorumlu bakanlık ile belediyeler üzerinde olacaktır.

Saygılarımla...

(Not: Bizde piyasada satılan gıda maddeleri, içecekler, dondurmalar, tatlılar vs. Almanya'da, Fransa'da, İsviçre'de ve diğer medenî ülkelerde olduğu gibi ciddî, devamlı, etkili şekilde kontrol edilmemektedir. Bir şikâyet yapılacak, belediye veya bakanlık uygun görürse tahlil yaptıracak, nizamlara aykırı bir şey varsa küçük bir ceza verilecek... Medya biraz bağırıp çağıracak, sonra eski hamam eski tas... Bu metotla, gıda ve meşrubat sahtekârlıklarının, halkın sağılığıyla oynanmasının önüne geçilemez. Şu anda İstanbul'da kilosu 5,5 liradan baklava satılmaktadır. Bu kadar ucuza baklava olur mu? Belediyelerin dikkatini çekmiyor mu bu ucuzluk? Tahlil ettirilmeli, gerçek baklava ise üretene madalya verilmeli, değilse cezalandırılmalıdır. Böyle bir şey yapılıyor mu? Bir cihaz yapmışlar, içine konulan kırmızı et ve tavuk eti parçalarına yüzde 25'e kadar su ilave ediyormuş... Belediyelerin ve devletin bundan haberi var mı? Böyle bir şey korkunç bir dolandırıcılık ve sahtekârlık değil midir? Velhasıl bakanlık ve belediyeler vazifelerini hakkıyla yapmıyor. Ben de onlara hakkımı helal etmiyorum...)



..................................................................................................................................

11) DEŞİFRE OLAN MİT ELEMANIYLA KONUŞMALARIM GİDEN BİLGİYE GÖRE HAKTAN BEYİN YORUMLARI TABİKİ ALGILAMA KONUŞMALARIDA VAR 

bir ara deşifre olan karşımızda oturuyor o anda marksist biri daha önceden konuşmuştuk ateist işte başladık konuşmaya ben allah vardır diyorum bu düzen kendi kendinemi geldi diyorum konuşmalar hararetlendi işte bu konuşmalar akatrıldı  ertesi gün bu olayı farkına vardım  tvede işte  linke tıkla bak  aşağıdaki bu bilgileri karşıdaki bizi dinleyen mitte gitti 
http://www.uzmantv.com/uzaylilar-allaha-inaniyor-mu

aynı istihbaratçıyla gene konuşuyoruz kafede çaylarıda yudumluyoruz işte 
algıladığımı farkeden milli istihbarat birimleri benle ilgilenmeye başladılar 2000 senesinde  bir ara dedimki kafede oturan mite yahu usta sizin teşkilata bende bir ırk denemesi yapıyor saf türkmü diye baksana sizin teşkilatta esmer var şarışın var var oğlu var siz bende ne ırk denemesi yapıyorsunuz yahu dedim bu bilgiler gider tabi ertesi gün sıtar tvde   haktanakdoğan sirius ufo araştırma merkezi  bey maketleri koymuş çeşitli renkte  konuşmamın mantığı neyse ona göre haktan bey yorum yapıyor ben bunları farkına vardım diyim 

aynı istihbaratçıyla kafede çayları yudumluyoruz konu açıldı 
espiri yapasım tuttu işte  konu açıldı   sütten lan oğlum   biz kazık kadar olduk ne sütü   ben askerden önce süt içerdim şimdi içmiyorum koca adam olduk   işte dedim  olduğu gibi aktarmış ertesi gün  sıtar tv de  uzaylı mustafa topaloğlu ibrahim tatlıses konuşmaları aynen konuşuyorlar   ibrahim tatlıses  diyorki rab rab rab  askerden önce oğlum mustafa aslan sütümü içerdin  sen  buda başka benim için yapılan başka  analiz   

aynı isithbaratçıyla kafede oturuyorum 
  espiri   yapıyorum    biri  bana dediki sen kaç yaşındasın dedi  bende  sert   çıktım   adama sanene dedim   olduğu  gibi   aktarmış ertesi gün   ulusal  kanalda  mustafa topal  oğluna biri soruyor   mustafaya  yaşın kaç diyor   mustafa sanane diyor bağırıyor    buda değişik  bir yorum   benim hakkımda

 aynı isithbaratçıyla gene kafede konuşuyoruz 
bir ara deşifre olan mit elamanıyla konuşuyoruz ama sen deşifre oldun demiyorum konu gökteki  taş yağmurlarından açıldı metoorlar işte atmosforden geçerse ne olur valla halimiz harab olur bir düşünsene dedim  ama atmosferden geçerken yanıyor işte bu bilgiyi bizim mit aktarmış   ertesi gün haktan akdoğan tevede bağırıyor  uzaylılar meteor taşlarını vurdular hatta şu linke tıklayın bakın sirius ufo linkinde  yada  
 www.siriusufo.org
   tıklayın sol tarafta link yazıları var ufo metoor olayı diye yazı var yada aşağıdaki ufo meteor olayı var 2002 de diye yazısı var daha önceden bi olay yaşanmış böyle olayla bağlantı kuruyor 

yani daha önceden olan hadiseyi benim konuşmalarımdan bişey çıkartıyor ben bunu böyle yorumluyorum

aynı isithbaratçıyla gene bu sefer tartıştık   
2008 senesinde emniyet istihbaratına telefon açtım orda biri vardı onu buldular o memurla konuşuyoruruz telofonda   abi bak takıldığım kafede biri var bilgi toplayan dün bunla konuştuk  ertesi gün milli gastede okudum konuşmaları aktarmış mehmet şevket eyginin köşesinde   analiz ediyor bu sürekli böyle dedim bu bilgi toplayanı iyi bi  döğecem kendisine diyorum olmuyor  işte dedim o bilgilendirme çalışması dedi o muhbire bişey deme dedi  tamam dedim ama hızımı kesemedim mitte bilgi toplayana  iki tane vurdum oda canı yandı   senin kafana teşkilattan birine sıktıracam dedi hiç durma dedim hemen gelsinler baya ayak üstü baya tartıştık sizin üslerinize postayı koyuyorum hiç durma gelsinler beni kafama sıksınlar dedim ama bu bilgilerde gitti benim algılamamla ilgili bir tartışmaydı bu   ertesi gün gene bizim haktana bilgiler ulaşmış vay işte uzaylılar  
.......................................................................................................................................
11 ) TV DE HAKTAN BEYİN KONUŞMASI UZAYLILAR AYDA ÜST KURDULAR 
bir gün çalıştığım yerde mırıldanıyorum işte aya benzer yüreğim bunu yanımdaki istihbaratçı duydu bilgiler gitti ertesi gün haktan akdoğan ayda uzaylılar üst kurdular  buda benim hakkımda yorum işte konuyu açıyım 
.....................................................................................................................................
 12) TANRILARIN ARABA YAZARI OLAYI VE HAKTAN BEY
mit teşkilatı  bende yeni algılamayı farkına vardıkları zaman 2000 yıllar bende mite sürekli yüklendiğim zamanlar haktan akdoğan tanrıların arabaları yazarını getirmiş türkiyeye  işte açıklama yapıyor buda değişik yorum 
.................................................................................................................................
 13 ) TGRT DE JULİDE ATEŞ VE AMARİKA CIA İSİTHBARATÇISI KONUŞMASI 
ben deşifre olanlara diyorum sizi dinliyorum benim hakkımdaki yorumlarınızı dediğimde bu olayı farkına vardım    2000 küsürlü yıllar işte jülide ateş tgrtde  amarikan dış istihbarattan emekli biriyle konuşuyor bir çanta var  çantanın içinde  mikrofonlar var  uzaylılar bunla dinliyorlarmış dünyalıları buda değişik yorum 
.....................................................................................................................................
14 ) KONYA FUAR KÜLTÜR MERKEZİNDE AHMET AKGÜLÜN KONUŞMASI 
bir ara benle sürekli gezen mit   ben kendisini biliyorum ama söylemiyorum bana algılamamla ile bir konu açtı sendeki bu algılama işte agız arıyor  evet dedim  bence ruhun enerjisi olabilirmi o ne dedim  algılama zaten ruh algılar dedim kesti ama bu konuşmalarda gitti 2 gün sonra  saadet partisnden ahmet  akgül  konyaya konuşmacı olarak geldi konu uzaylılar  ruhun enerjisinden bahsediyor
....................................................................................................................................

15) AYAK ÜSTÜ DEŞİFRE OLANLA KONUŞMALARIM
ben bu ayak üstü deşifre olanla konuşma olayı hikayesini dahada açıyım takıldığım türk islam görüşünü benimsemiş silahlı mucadele veren örgüt bürosuna takılıyorum orda deşifre olduğundan haberi olmayan örgüt büro sahibiyle baya konulara daldık işte içtihat kapısı kapalı olmaz kapanırsa din güneş gibidir din o zaman söner diye baya konuşuyoruz işte işte bu konuşmalar teşkilata iletmiş ondan sonra beni ondan sorguladılar aşağıdaki olayda devamı 
bir ara miti gördüm nasılsın dedim naparsın usta eh dedi işte ayak üstü bişey satıyordu balon filan ya dedim baksana sizin çalışmalar çok belli oluyor oda ne oldu dedi bana sorunca bende konuyu açtım bir gün kafede otururken yaşlı bir adam dilenci kılığında bana geldi işte bana dediki bir tost çay söyle özellikle dedi çayları içerken bana şu soruları yöneltti 
bir ) dinde müçteğitlik iki ) kominizim 3) alevi 4 ) sünni 5) sosyalizim 6 kapitalizim konuyu açtı bende bir dilencinin bu konuların üzerinde durmasından anladım dedim  bir ara beni evine davet ettin konuştuk bu dilencinin konuşmalrını aynı sende açtın mezuyu 6 konuyu açtın dilencide bu konuları açmıştı   ama beni öbür ododa baya konuşturmaya çalıştın dedim   öbür odada    kurduğun oyun çok basit   ertesi günde bana gelen ikinci elemanınız orda bir soru sorulmuş cevap vememişsin dedi bana sen orda bana din müçteğitlerini baya uğraştıracak soru sordun ben sana ne diyim dedim ha baksana  sizin teşkilat   benim konuşmalarımı duydumu sabahleyin milli gaste köşe yazarı mehmet şevket eyginin köşesinde  bu sürekli olması garip bence neyse hadi dedim hoşçakal içimden dedim kesin bu bilgi gider ertesi gün haktan akdoğan muhatab alır aynen uzaylılar tvede izledim neyse bana soru sormaya gelen deşifre olan dediya orda bi soru sormuş sana biri niye cevap vermedin diye işte o bana soru soran kişiyi bir ara azarladım dedimki sen konuşmayı aktardın mehmet şevket eygi bey yazar sabahleyin yanlış bilgimi aktardın oğlum dedim burda algılama varya giden bilgiyi nasıl algılıyor diye ertesi gün haktan akdoğan trt birde 2009 da olacak uzaylılar var diyor ekranda ama fazla bişey anlamadım bakın şimdi ben ilk sorgulama esnasında bana dinde içtihat nasıl yapılır diye soran o mit elamanını yıllar sonra bir deşifre olduğundan haberi olmayanla işyerinde soğbet ediyorum konuyu açtım aslında laf çarptırıyorum mite elamanına ben müçtehit değilimki beni bir ara deşifre olanlar sorgulama yapmışlardı başladım konuşmaya  bakın şimdi giden bilgilere 
cuma  günü bir gün önce önce deşifre olan mitte bilgi toplayan arkadaşla konuşuyoruz kendisi deşifre olduğundan habersiz konu daha önceden beni sorguladılar sorgulama konusu içtihat dinde müçteğitlik bende dedimki böyle sorgulamamı olur ben kimim ben müçteğitmiyim içtihat kapısı kilitli değil ama kapalı ben kimim dedim içtihat yapacak başladım konuşmaya deşifre olan mitin yanında ne konuştuk ana konu içtihat giden bilgiye göre yazarın birinci başlığına bakın başlık içtihat diyor ve yazarın birinci başlığındaki konular tamamen gitmiş çoğu bana ait kendi bir kaç yorumlarıda var  bende anlayamadım ben sıradan konyadayetişmiş bir insanım beni bu kadar niye muhatab alınırım  linke tıkla bak oku hatta ikinci yazısında seçkin dindar ence diye yazısı var nasihat ediyor not: ayrıyaten bu bilgilerde başbakanımıza iletilmiş ben muhbire laf çaktırdım işte bana silahlı mucadele veren örgüte takılırken milli istihbarata bilgi sağlayanlar bana çok ettiler ama ben teşkillatta bi kaç muhbiri fana döğmüştüm dedim bu bilgiler ertesi gün başbakanımız recep tayyip erdeğon eline mikrofonu almış bizde içeri girdik ama devletimize küsmedik diyor olayı böyle değerlendiriyor bakın algılama ile bilgiler nereye normal konuşmalar nereye 
Mehmed Şevket Eygi
 
 
İctihad Kapısı Kilitli Değildir Ama Kapalıdır
Mehmed Şevket Eygi
22 Aralık 2012 Cumartesi 00:58

Dinin kaynağı nakil ve nastır, akıl değildir.

1. Akıl kaynak değil alet ve vasıtadır. Aklı olmayanın dini de yoktur.

2. İctihad kapısı kilitli değildir, kapalı tutulması uygun görülmüştür.

3. Şeriat elden gitmiş, din ve iman tehlikede, böyle bir devirde ictihad yapmaya yeltenmek cinnettir.

4. Müctehid, tabakat-i fukahanın en üst derecesidir.

5. İcazeti olmayan kişiden din alimi ve fakih olamaz.

6. Alimliğin ve fakihliğin en alt derecesi ve rütbesi olan müftüler ancak muteber kitapları kaynak göstererek fetva verebilirler, asla ictihad yapamazlar.

7. İcazeti, ehliyeti, liyakati olmayan bir kişiden fetva alınmaz.

8. Dinî bir meseleyi öğrenmek isteyen Müslümanın niyeti şu olmalıdır: Bu konuda Allah, Kur’an, Peygamber, Sünnet, Şeriat ne diyor?

9. İctihad, dinin hükümlerini öğrenip onlara uymak maksadıyla yapılır. Dini kendimize uydurmak için yapılacak ictihadlar, verilecek fetvalar batıldır.

10. Mevrid-i nasta ictihada mesağ yoktur yani kesin dinî konularda ictihad kesinlikle yapılamaz.

11. Fıkhı inkar edenlerin ictihadları da fetvaları batıldır, onlara kulak asılmaz.

12. Bu devirde müctehid derecesinde alim ve fakih yoktur.

13. Mezhepsizlik İslam dinini ve Şeriatini tehdit eden en vahim ve yıkıcı bid’attir.

14. Şu anda dört hak mezhep (fıkıh sistemi) vardır, beşincisi yoktur.

15. Hak mezhepler usûlde, temelde, esasta bir ve beraberdir, sadece ayrıntılarda farklılık ve çeşitlilik vardır ki, o da rahmanî bir zenginliktir.

16. Mezheplerin hükümleri ve kolaylıkları karışık olarak uygulanamaz. Bu, dini oyuncak etmektir ve sapıklıktır.

17. İslamın ana caddesi, Sevad-ı Âzamı, doğru yorumu olan Ehl-i Sünnetin ulema ve fukahası ictihad kapısının kapalı tutulmasına karar vermiş, mezhepsizliği ve telfik-i mezahibi kötülemiştir.

18. Peygamberimiz (Salat ve selam olsun ona) Kur’anı kendi re’y ve hevası ile yorumlayan kimseler Cehennemliktir buyurmuşlardır.

19. İslam düşmanları fıkhı bazı beyinsiz Müslümanlara yaktırmak istiyor. Fıkhı yıktırmak için de Sünneti inkar ettiriyor veya hafife aldırıyor. Sünnet gidince fıkıh da elden gider.

20. Türkiyenin Sünnî çoğunluğu, Osmanlı İslam anlayışı yolunda gitmelidir.

21. Sapık reformcular Sünniliği yıkmak için en fazla Ebu Hanife hazretlerine ve Hanefî fıkhına saldırıyor.

22.  Sünnî Müslümanlar bütün reformcuları, modernistleri, bid’at cereyanlarını, ılımlı İslam projelerini, Fazlurrahmancılığı, BOP’çuluğu, Kemalist ilahiyatçıları reddetmelidir.

23. Bir reformcu, bin doğru bilginin yanına on bozuk inanç ve bilgi koyduysa, ona asla güvenilmez.

24. Kader, imanın altı temel şartından biridir. Kaderi inkar eden sapıktır.

25. Allahın izniyle yapılacak şefaati reddenler bid’atçidir, onlara güvenilmez.

26. Ashab-ı kiramın (Allah onların hepsinden razı olsun) bazısını tenkit eden, onları tahkir eden, küçülten kimseler en azından bid’atçidir.

27. Âhir zamanda Mehdi’nin çıkacağı, mânevî tevatürle sabittir, inkar edenler bid’atçidir.

28. Âhir zamanda İsa aleyhisselamın nüzul edeceği de mânevî tevatürle sabittir, inkar edenler bid’atçidir.

29. Zalim diktatörlere velî diyenler sapıktır.

30. Zaruriyat-ı diniyeyi inkar edenler sapıktır.

31. Allah katında tek hak ve doğru din İslamdır kesin hükmünü inkar ve tekzib edenler kafirdir.

 

* (İkinci yazı)

Seçkin Dindar bir Gence

Senin için en istifadeli, en kârlı, en kazançlı işi söyleyeyim mi?.. Sadece Müslüman olarak kalma, aynı zamanda İslam’ın ve Ümmetin has hizmetkarlarından biri olmaya çalış.

Nasıl mı olabilirsin? Has hizmetkar olmak için sadece istemek yetişmez. Nasibin olması gerekir.

Şunu hiç unutma: Bir koltuğa iki karpuz sığmaz. Has hizmetkar olmak istiyorsan âhıreti seçeceksin.

Sen gördün mü bilmem ama bu fakir İslam’ın bazı has hizmetkarlarını görmüşümdür. Ehl-i dünya onları görseler deli derlerdi. Asıl deli kendileriydi de haberleri yoktu. Dünya delileri…

Has hizmetkarın aklı fikri İslam, İman, Kur’an, Şeriattır.

Muhlis=ihlaslı olmadan has hizmetkar olmak mümkün değildir.

Dünyayı, onun makam ve mevkilerini, zenginliklerini, aldatıcı keyif ve zevklerini ayaklarının altına almadan, bırak has hizmetkar olmak isteyen kişi, bırakın has hizmetkarlık herhangi sıradan bir hizmetkar bile olamaz.

Resulullahı (Salat ve selam olsun ona) görmüyor musun, elinden bunca dünya serveti geçerdi de, onların hepsini Allah yolunda dağıtır, kendisine bir şey ayırmaz, bazen aç kalırdı.

İslam’ın has hizmetkarlarının seçkinlerinden, maneviyat aleminin güneşi Mevlana hazretlerine “Bugün evde hiçbir şey yok. Kiler tamtakır, ocakta tencere kaynamıyor…” dedikleri vakit; oh çok şükür Rabbim, evim Peygamber evine döndü buyurmuş olduğunu hiç duymadın mı?

Bırak şu boş emelleri!.. Şahane müzeyyen bir evin olacak… Bir de havuzlu yazlığın… Lüks otomobilin… Lüks eşyaların ve giysilerin… Manken gibi güzel bir karın… Pahalı okullarda okuyan çocukların… Bol gelirin… Haftada dört gün lüks restoranlarda tıkınmak… VIP kapılarından gururla geçip VIP salonlarında ağırlanmak… Uçakların ön tarafındaki lüks mevkide seyahat… Beş yıldızlısı kurtarmaz, yedi yıldızlı en lüks otel… Bir oda kurtarmaz, kral süiti… Umreye mi gittin, Zam Zam Tower’in bilmem kaçıncı katından Kabeye yukarıdan bakmak…Şanlar, şerefler, tantanalar, ihtişamlar, velveleler… Bir yığın şöhret-i kâzibe…

Hem bunlar olacak ve hem sen hizmet edeceksin… Şaşırdın mı sen?

Bilmez misin ki, hizmet ile çile birlikte olur.

Peygamber ne çileler çekmişti duymadın mı?

Has hizmetkar şöhretten ve alkıştan hoşlanır mi hiç?

Has hizmetkardan bir keramet zuhur etse, utanır da yerin dibine girer. Veliler kerametlerinin açığa çıkmasından hiç mi hiç hazzetmezler.

Has hizmetkarın lüks ve müzeyyen sofralarda işi ne… Ona bir tas çorba ile bir tabak bulgur pilavı yetişmez mi? Bunların üstüne bir de üzüm hoşafı olursa bundan büyük ziyafet olamaz.

Evet bendeniz has hizmetkarlar gördüm ve tanıdım. Üstleri başları düzgün değildi. Elbiseleri eski ve ütüsüz, ayakkabıları boyasızdı…Yüzlerinin rengi soluktu, bir gözleri parıldardı rahmanî nurlarla. Bilmeyenler onlara deli derdi.

Öyle birini görürsen dua iste ondan. İnşallah duaları makbul ve müstecaptır onların.

Olabilir misin onlardan biri, kesin konuşamam. Olamazsan bari, onları sev, onların dualarına talip ol.

Ehl-i Kehf’ten olamaz herkes. O saltanat herkese kısmet olmaz. Yedi uyuyanlardan olamazsak bari onların Kıtmir’i olalım.

Büyüklerle birlikte olmakta ne feyizler, bereketler, saadetler var ki, Kıtmir bir kelp iken, mağaradakilere katıldığı için adı unutulmadı., ihtiramla anıldı hep.

Senden bir ricam var:

Günün birinde saadet ve talih kuşu başına konar ve sen has bir hizmetkar olursan beni unutma emi.

Dünya rütbelerine bakma, onlar fanî ve boş. Rütbelerin yükseği ve kalıcısı İmana, İslama, Kur’ana, Sünnete, Şeriata has hizmetkarlık rütbesidir. Yüksek makamdır o.

Has hizmetkar yaratıklardan ücret istemez ve almaz. Onun ücreti Yaratana aittir.

Has hizmetkar dünyada ücret istemez. Âhiret ücretidir kalıcı ve hayırlı olan.

Selam olsun onlara!..

22.12.2012

 
 
.....................................................................................................................................
16 ) UZAYLININ KÖYLÜLER TARAFINDAN TAŞLANMA OLAYI 
milli istihbarat teşkilatı o zamanlar bende saf türkmü değilmi diye bi çeşit teknikle psikolojimi test ediyorlar amaç başka ırk genleri varmı diye bunu yaparlarken bir türk ırkının asla yapmayacağı şeylere psikolojik meyillik aranıyordu yani biri gidiyor öbürü geliyor bir psikoloji testi bitiyor öbürüne geçiliyordu misal bir örnek bir türk asla cimri olmaz savurganda olmaz türkün en büyük özelliği cömert olması mit geliyordu bana diyorki param bitti biraz yardımda bulunurmusun eger verirsen gen karışımı yok vermezsen ha işte diyorlar evet başka genlerle karışmış tabi bu mitin teorisi bunun gibi ahlakı testlerde yapılıyordu artık gınığa geldim bana gelenlere desemde olmadı ben bu testlerinizden bıktım desemde olmadı neyse bir ara kayınpergilde oturuyoruz ilerde tatlı su çeşmesi var bende gidiyim bidonu dolduruyum herkes içsin dedim ve karşıma tevede din dersi veren topluma mitte deşifre olan mit elamanı karşıma çıkageldi benim elimde köylü gibi bidon işte ustam bakarmısınız size daha önceden cep telefonuyla mesaj gönderdim anlaşılmadı heralde dedim oda genlerden bahsediyorsun mahir kaynağa ilet ırk deneylerinden bıktım diye mesaj geldi bana dedi o senmiydin evet dedim bu deneylerden bıktım sonu ne olacakta dedim saf türk ırkı bu ülkede yok dünyada yok genlerimiz hepimizin karışmış ama ben saf türküm dedim tipime bak  orta asyadan yeni gelmiş gibiyim diye söyledim espiride yaptım işte bu aktarıldı ertesi tevede izledim daha öneden böyle bi olay yaşanmış köylüler uzaylıyı taşlamışlar benle ne lakası var onu anlayamadım bakın bu olayı iyi anlayın ben rahatsız ediliyorum giden bilgiye göre uzaylıları rahatsız eden köylülerin davranışı adli bilimlerden anlayan beni anlar bu yazımı yani 
 
 
 
.....................................................................................................................................

17 ) 2009 DA İSTİHBARATÇIYLA AYAK ÜSTÜ KONUŞMALARIM 

birgün deşifre olan karşıma geldi kaçıyor  bende arkasından gittim yahu nereye gel bakiim   baksana çalıştığın teşkilata ilet benle fazla uğraşmasınlar beni muhatab almasınlar dedim  algılama var ama büyütmeyin beni dedim bu bilgiler genelde ertesi gün muhatab alınırdı tevede ama gece  02 ye kadar sürdü beni haktan akdoğan ömer çelakıl saba tümerin purağramında benle ilgili kouşuyorlar algılamamla ilgili   hatta haktan akdoğan foton çağından bahsediyor 
http://www.youtube.com/watch?v=ZRueUPqVOSA&feature=relmfu   
eğer üsteki vido açılmasa googleden bulun bakın 
bu videonun devamı aranırsa bulunur yotubede ben en önemli yerini buldum ben mite dedimya benim algılamamla ilgileniyor üstlerin  hatta videoda ne diyor başlarken duru işiti diyor algılama konusu açılıyor işte  
 
aynı deşifre olan mit elamanıyla daha önceleri karşılaştık ben üstlerine bilgiyi aktar beni muhatab almasınlar diye çok kez dedim üstlerine ilet diye bu konuşmaya göre tılsım1  diye konya ün tevede filim koyuldu filmin hikayesi bir yerde cin hapistir sonra bir kaza sonucu heykelin içindeki elmas ortaya çıkar ve elmasın içindeki cin ortaya çıkar ve bir kadına ulaşmaya çalışır işte hani ben mite üstlerine ilet ilet diye çok kez üsteledim ben burda mitin üst düzeyine bu mit aracılığıya mesej gönderiyorum ben aşağıya bu olayı linkler biraz uzun ama genede konu anlaşılsın diye atıyım not: ben burda şuna dikkat çekiyim algılamamla ilgili hem uzaylı hemde cinlerle teması olan insanım konu anlaşılsın diye uzun anlattım mit teşkilatı burda şaşkın ben bundan bunu anlıyorum aşağıdaki linleri ve olayları anlatmaya çalıştım biraz uzadı ama
 
TILSIM 1 FİLİMİ HAKKINDA CİNLERLE İLGİLİ BİR FİLİM 
 
FİLİMİN HİKYESİ
tanrı cenneti yarattı. evren bir ışıkken bu ışığın arasında şeytanın tüm sinsiliğiyle pusuda beklediği karanlık bir delik vardı. yıl 1997 abd'deki bir limanda telaşlı bir koşuşturma var. liman işçileri 12. yüzyıla ait paha biçilmez bir iran heykelinin bulunduğu sandığı itina ile gemiden indiriyor. o sırada olan bir kazadan dolayı heykel kırılır ve içinde kırmızı bir taş çıkar. bunu bulan liman işçisi kimse görmeden bu taşı alır ve bir koleksiyoncuya satar. taşın içinde zamanında bir kahin ta
filimin fıragmanı
http://www.izlesene.com/video/wishmaster-fragmani-1/4250615?utm_source=facebook&utm_medium=referral&utm_campaign=facebooksharee
not eğer video silinirse googleden bulunur izlenir başkalarıyla karıştırılmasın tılsım1  filimi
 
 
ben milli istihbaratta bilgi toplayanlara ara sıra şunu diyordum baksana sizin milli istihbaratta bilgi toplayan muhbirler konuşmamı duydumu ertesi gün tvde gazetede rodyoda ve diğer yerlerde analiz ediliyor beni bu kadar muhatab almanıza gerek yok 70 milyon insan var bu ülkede o kadar topluma kazandırılıcak insan varken bana takılı kaldınız beni bu kadar muhatab alınmama gerek yok bu bilgi analizi 250 000 ni buldu yeter artık bak sen bu konuşmamı teşkilata ilet tamammı ilet dedimmi bilgi gidiyor ertesi gün konya yerel tevede bu filim 22 sularında izliyordum ben ne diyorum ne olayla karşılaşıyorum neyse baktım gene olmuyor bu sefer deşifre olanlara dahada baskıyı artırıyordum  gene ertesi gün bu filim yayına koyuluyordu bu filim yam 50 kez izledim her seferinde bak muhbir arkadaş üstlerine ilet teşkilatınıza ben ne diyorum siz ne yapıyorsunuz beni bu kadar muhabat almayın diyorum gene aynı bu en son 15 kez konya üntvde izledim şimdi olayı analiz edeyim bu filimde cin bir yerde esirdir ve dünyaya gelir ve bir kıza ulaşmaya çalışır ben hani muhbir aracılığıyla teşkilatın üstüne ulaşma isteği varya bilmem analatabildimmi olay basit adli bilim mantığıylada anlaşılır 
 

aşağıdak ayrıyaten linklerde var parça parça eğer ful video silinir diye googleden parça parça buldum 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

.....................................................................................................................................
18 ) BAŞKA OLAY 
deşifre olan muhbirle konu açıldı konuşuyoruz işte sovyet rusya sosyalizim falan bende başladım konuşmaya konu deniz gezmiş ve ahmet hakan çoşkuna geldi eski kanal 7 sipikeri yazar ahmet hakan çoşkuna bende başladım konuşmaya hepsi gitmiş yazarın kendi yorumuna katmış karışık benle yani neyse bu konuşmalar yazara sabahleyin ulaşmış bende emmiyet istihbaratına telefon açtım orda bi abi var buldular dedimki abi sizin bi elamanınız var işte dün konuştum sabahleyin milli gazete yazarına bilgiler ulaşmış hatta ben ahmet hakan çoşkun isminden çokça bahsettim yazarın birinci başlığına bakın ahmet hakan diye başlığı çok belli dedim ben bu bilgiyi aktaran muhbiri dövecem dedim anlamıyor laf sen o muhbirimize dokunma dedi bu bilgiler toplumu bilgilendirmek için toplanır dedi peki dedim bende içindem benden başka adam yokmu muhatab alınacak diye muhbire kızdım iki tane vurdum aktardığın  bilgilerin analizinden bıktım diye oda bilgileri  aktardı bana vurdu diye işte burda kesin bilme varya bu algılama konusuda aktarıldı ama kavga bir hafta sonra oldu tahminim o zamanlar ertesi gün uzaylı aracı ekrana geldi ulusal kanalda  ve haktan akdoğan yorum yapıyor işte 
 
 
Mehmet Şevket Eygi
 
 
Deniz Gezmiş ve Ahmet Hakan
Mehmet Şevket Eygi
30 Kasım 2007 Cuma 00:12


AHMET Hakan!.. Aleyhimdeki yazını okudum. Saldırarak, hakaret ederek, çamur atarak, gerçekleri çarpıtarak kazanmak istiyorsun. Çok yanlış bir metod ve taktik. Zamanla öğreneceksin. İnşaallah geç kalmazsın.

"1969'da yaşım elverseydi benim yerim Amerikan 6'ncı filosunu protesto eden solcu gençlerin, yani Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının yanı olurdu..." diyorsun.
Deniz Gezmiş ve arkadaşları mı?
Onun yanına şu arkadaşların isimlerini de yazalım: Hüseyin İnan, Yusuf Aslan, Sinan Cemgil, Alpaslan Özdoğan ve Cihan Alptekin... İşte Deniz ve bu arkadaşları, THKO'nun kurucularıdır. Nedir bu THKO?.. Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'dur. Bu terör örgütü ilk silâhlı eylemini 29 Ocak 1970 tarihinde yapmıştır. Şiddete dayalı aktivist bir harekettir. Onlar Marksistti. Türkiye'de kızıl bir düzen kurmak istiyorlar ve bunu silâhla, şiddetle, savaşarak gerçekleştirmeye çalışıyorlardı.
O günün gazetelerini, meselâ Hürriyet'i karıştırınız, bunların yaptıklarını göreceksiniz. THKP-C (Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi) adlı kardeş ve yoldaş örgütle birlikte çarpışmışlardır. Onlar silâhlı devrimcilerdi. THKP-C'den sekiz, THKO'dan iki silâhlı eylemci Kızıldere'de kolluk kuvvetleri tarafından kıstırılmış ve şiddetli bir çatışma sonunda öldürülmüşlerdi. Sizce onlar "Devrim şehitleri" miydi?
Amerikan 6'ncı filosunu protesto eden fidancıklarmış... Yok canım!.. Deniz Gezmiş ve arkadaşları silâhlı çete savaşlarıyla Türkiye'deki bozuk düzeni yıkmak ve onun yerine büsbütün bozuk bir düzen getirmek istiyorlardı.
"Bugünlerde Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına ağız dolusu küfürler yağdıran Mehmet Şevket Eygi gibilerin, o günlerde "din/iman" adına yaptıkları aşağılık propagandanın ve kışkırtmanın etkisi altına girip galeyana gelmezdim" diyorsun. Göz göre göre yalan söylüyorsun. Deniz Gezmiş ve arkadaşları aleyhine yazdığım yazıda öyle iddia ettiğin gibi ağız dolusu küfürler yoktur. Çok insaflı, çok ılımlı, çok yumuşak bir yazıdır. Ben bir Müslüman olarak Marksist bir rejime karşıyım, ülkeme ve halka öyle bir rejimin hakim olmasını istemezdim diyorum.
Deniz Gezmiş ve arkadaşları teröristti. Bunu kimse inkar edemez. PKK gibi terörist... THKO silâhlı mücadele veren (adı üstünde) bir "Orduydu''. Bugün PKK'yı tutuyor musun? Tutmuyorsun, o halde THKO'yu da beğenmeyeceksin, sevmeyeceksin.
Benim "Ehven-i şerreyn tercih olunur" sözümü utanç verici buluyorsun. Hiç de utanç verici değil. "Ehven-i şerreyn tercih olunur" düsturu evrensel hikmetin/bilgeliğin bir ilkesidir. İki kötü var, hayırlı bir çözüm yok... O ikiden hangisini tercih edeceksin (seçeceksin)? Elbette hafif olanını. Bunun neresi utanç verici?
Beni, BUGÜN gazetesini yayınladığım günlerde din/iman adına aşağılık propaganda ve kışkırtma yapmakla suçluyorsun...
Doğrusu aşağılık bir iftiradır bu. Dinimi, imanımı, Ümmeti savunmak niçin aşağılık olsun? Ben hiç bir zaman vicdanımı ve kalemimi kiralamış ve satmış değilim. Yazılarım ve yayınlarım dolayısıyla aleyhimde bir sürü siyasî dâvâ açıldı, mahkûm oldum, altı seneye yakın yurt dışında sürgünde yaşamak zorunda kaldım. BUGÜN gazetesini çıkartırken para kazanmadım, herhangi bir mal ve servet edinmedim. Aksine borçlandım. İslâm dinine samimiyetle inanmış ve bağlanmış bir Müslümanım. Ne yazdıysam, inandığım için/inanarak yazmışımdır. Gerektiğinde (ki gerekiyor) Müslümanları, senin de bir vakitler aralarında bulunduğun bir kısım İslâmcıları da tenkit etmiş ve uyarmışımdır. Türkiye'de benim gibi, mensubu bulunduğu kesimi de tenkit eden kaç yazar vardır? Meselâ siz çağdaş, ilerici, Atatürkçü, lâik, seküler cepheyi, hele Patronunuz ve Babanız Aydın Doğan'ı tenkit eden bir tek cümle yazabilir misiniz?
Aşağılık... Utanç verici... Bu gibi agresif tabirleri kullanmamaya dikkat etmelisiniz. Elinizde patlayabilir.
Yazınızın başka bir yerinde "Yüzüm kızarmaya devam ediyor..." demişsiniz. Bizim düşüncelerimizden dolayı sizin yüzünüz niçin kızarsın? Siz kendi yaptıklarınıza baksanıza. Kaç boyaya girmişsiniz, kaç renge boyanmışınız, ne zigzaglı bir yolunuz var. Bu renkler ve boyalar, bu zigzaglar, bu dönüşler acaba yüz kızartıcı değil mi?
Ne demişsiniz?
"Lütfen adımı Mehmet Şevket Eygi gibilerin hizasına yazmayın..."
"Eğer ille de birinin yanına yazacaksanız, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının hizasına yazabilirsiniz... Hiç gocunmam... Aksine şeref duyarım..."
Sizin bu lâflarınıza intak-ı hak, Allah söyletiyor denilir.
Artık THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) gibi silâhlı terör örgütleri yok. Ama benzerleri var. Ne duruyorsunuz, sözünüzün eriyseniz, onlardan birine girin.
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ruhlarını şad etmiş olursunuz.
Belki günün birinde onlar gibi "Devrim şehitliği" şerefini de kazanırsınız.
Size bir teklifim var:
Üç kişi sizden, üç kişi bizden bir araya gelerek büyük bir TV kanalında Deniz Gezmiş ve arkadaşları hakkında bir açık oturum yapalım.
Bu konuda şartlarım var;
(1) Ciddî ve ağırbaşlı olunacak.
(2) Şarlatanlık, demagoji, cerbeze yapılmayacak.
(3) Hakaret edilmeyecek, iftira ve çamur atılmayacak.
(4) Belgelerle, sağlam bilgilerle, güçlü gerekçelerle konuşulacak.
(5) Bu açık oturumu âdil, haysiyetli, objektif, bîtaraf ve muktedir bir zat idare edecek.
Var mısınız?
Ben polemikten, çamur savaşlarından hoşlanmayan bir kimseyim. Hakareti, iftirayı, yalanı bırakın da doğru dürüst fikir ve görüş tartışması yapın. Eteklerinizdeki taşları ortaya dökün. Deniz Gezmiş fidancığı gibi gülünç edebiyatları bırakın. Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nu kuran ve silâhlı mücadele yaparak ülkedeki rejimi devirmek isteyen bir kimseye masum fıdancık demek için ya çok gafil ve cahil, yahut başka bir şey olmak gerekir.
Sakın konuyu değiştirmeye, saptırmaya çalışmayın. Size soruyorum:
1. Deniz Gezmiş'in silâhlı eylemi, Atatürkçü rejime başkaldırısı normal ve mâsum muydu?
2. O tarihlerde yapılan banka soygunları, kolluk kuvvetleriyle çatışmalar, İsrail konsolosu Elrom'un kaçırılıp öldürülmesi doğru muydu?
Deniz Gezmiş ve arkadaşları mevcut bozuk düzeni yıkarak onun yerine nasıl bir düzen kurmak istiyorlardı? Marksist bir düzen... Kuzey Kore'de olduğu gibi... Kore yarımadasında yaşamak zorunda kalsanız, Kuzey'de mi, Güney de mi yaşamak istersiniz?
"Benim adımı Deniz Gezmiş'in ve arkadaşlarının hizasına yazınız..." diyorsunuz. Ne kadar kötü bir seçim yapmışsınız. Onlar "Ashab-ı şimal". Kendinizi ateşe atmışsınız. Size yazık olmuş. Kişi sevdikleriyle beraber olacakmış.
Deniz Gezmiş'e, idamından önce sarıklı bir din hocası ister misin diye sormuşlar. İstemem demiş. Çünkü inançsızdı, çünkü onun nazarında "Din halkın afyonu" idi. İşte siz, adınızı böyle bir kimsenin hizasına yazdırtmak istiyorsunuz. Nereden nereye...
Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.

__________________________________________________________________
19)  EVET BUNLAR BAYA VAR AMA ÖZ YAZI BUNLAR 


2000 senesinden bu yana bişey farkına daha vardım mitte deşifre olmuş bilgi toplayanlara  algılamayı onlara açtımmı  bilgiler gidiyor ertesi gün uzaylı
cesedi görüntüsü tv de yayınlanıyordu  veya ufo görüntüleri yani ben bundan şunu anladım benim algılamamla bağlantı kurmaya  çalışıyor mit teşkilatı
işte onlar burdalar ben bundan bunu anlıyorum aşğıdaki resimler sadece bi kaç örnek yüzlerce böyle olay var kısa anlatmaya çalıştım 
 
           
     
 
 
 

............................................................................................
 
NOT: BEN BURDA SİRİUS UFO ARAŞTIRMA MERKEZİ SAYIN HAKTAN BEYİ ŞUÇLAMA AŞAĞILAMA VEYE YALANLA İSNAT DİYE BİR YARGIDA BULUNMADIM ONU
BELİRTİYİM KENDİSİ ÇOK DÜRÜST BİR BİLİM İNSANI ONU BELİRTİYİM BİRDE UZAYLILAR VARMI YOKMU ONU BİLEMEM KENDİSİ BÖYLE OLAYLARIN BİLGİSİ
ULAŞIYOR ONA GÖRE YORUM YAPIYOR DİKKAT EDİLİRSE ALGILAMA KONUSU OLDUMU BİLGİ KENDİSİNE SERVİS EDİLİYOR ERTESİ GÜN KENDİSİNE GELEN
BİLGİLERİ DAHA ÖNCE OLMUŞ OLAYLARLA İLİŞKİ KURMAYA ÇALIŞIYOR ASLINDA BURDA HAKTAN BEYİ ŞAŞIRTAN TAMAMEN BENİM HAKKIMDA MİTİN
 PARAPSİKOLOJİ ŞÜBESİ OLAY BU BİZİM MİT ŞAŞIRIYOR BİZİM ÇALIŞMAMIZI NASIL ANLIYOR DİYE KURDUĞU MANTIK BU 
 
_______________________________________________________
20)  BAŞKA BİR OLAY  bu olaydan sonra bir daha muhatab alınmadım ilerde alırsa bilmiyorum 
 
14 mart perşembe 2013 günü sirius ufo araştırma merkezine telefon açtım orda bir arkadaşa dedimki ben haktan akdoğan beyi verirmisin dedi oda yok dedi bende o zaman ben googlede şu adresi tıkla dedim oda bir saniye dedi milli istihbaratta bilgi toplayanlar ve sirius ufo başkanı diye yazı var orasımı dedi evet dedim oraya tıkla dedi evet durumu anlattım bu siteyi ona iletin dedim benim algılamamdan dolayı kendisine milli istihbarattan bilgi geldiğinde ertesi gün daha önceden olaylarla bağlantı kuruyor dedim bir türlü nuh diyor anlamak istemiyor telefondaki şahışa sen yorum yapma işte abicim bi zahmet ilet diyorum olmaz diyor yoruma gidiyor telefonu kapattı yüzüme bende gene aradım kayıta almış aradığınız kişiye ulaşılamıyor sinyal sesinden sonra mesaj bırakın diye ses işte bende kızdım küfrettim biraz geçti biri abi senmisin dedi şu wep sitesinin sahibi dedi bana küfürlü konuştu kapattı ben tekrar aradım bende ona küfür ettim işte bu nasıl olduda bilgi mite kadar gittti anlamadım ya haktan beye iletildi bu oda mite iletti hadiseyi sabahleyin milli gazete köşe yazarının ikinci yazısına baktım bilgiler orda hatta ben milli gazeteye giden bilgilerin olduğundan bahsettim orda küfür olayıda araya girince yazar kendisine gelen bilgileri daha önceden bi olayla anlatmaya çalışmış telefonda böyle konuşuldu bana bilgi geldi dicek yok heralde anlayın ikinci yazsında küfür polemik kendisine gelen bilgileri nasıl analiz etmiş bakın birinci yazısındada var ben istanbuldaki bazı olayları eleştirdim yazarda bu olayı afyondaki bi olayla bağlantı kurmuş içki tüketimi falan başlangıç benim konuşmalarım anlayın işte hatta ben telefondaki şahşa ne dedim ayrıyaten şuraya dikkat çekiyim ben telefondaki şahşa ne dedim ilk başta şuraya tıkla bak wep siteme dedim onuda şöyle analiz etmiş ikinci yazsında 500 kere diye başlıyan yazıya bakın 
 
 
Mehmet Şevket Eygi
 
 
Afyon Valisini Tebrik Ediyorum
Mehmet Şevket Eygi
15 Mart 2013 Cuma 00:22

Afyonkarahisar valisi beyefendiyi üç hizmetinden dolayı tebrik ediyorum. Vilayette içki tüketimini kısıtlamak için tedbirler almış… Liselerde, ibadet etmek isteyen öğrenciler için mescidler açılmasını emr etmiş… Kadınlar ve kızlar için bedava otobüs seferleri koydurmuş. Bu üç şey de onun vazifelerindendi. Bunları yerine getirmiş.

Sabataycı ve Kemalist basın öfke ve panik içinde… Afyon’a Şeriat geliyor diye feryat ediyor. Bu dediklerine kendileri inanıyor mu acaba? Eminim ki, inanmıyorlardır. Maksat yaygara ve gürültü…

İçki içilmesini kısıtlamaktan daha iyi ne olabilir?  M. Kemal Paşa’nın başkanı olduğu ilk Büyük Millet Meclisi 1920’de Men’-i Müskirat kanunu çıkartarak bütün alkollü içkileri yasaklamamış mıydı?

Vaktiyle Amerika Birleşik Devletleri de içkiyi yasak etmişti ama başa çıkamamıştı. Büsbütün yasak edilemezse de kısıtlanmasında büyük yarar vardır.

Liselerde mescid açılmasından daha tabiî ne olabilir. Devlet bütün okullarda mecburî din dersleri okutmuyor mu? Namaz dinin direği olduğuna göre namaz kılmak isteyen öğrenciler için elbette mescit olacak. Birleşik Krallığın (İngilterenin) büyük kısmındaki kolejlerde her sabah derslere başlamadan önce öğrenciler, okulun şapelinde toplanıp ibadet eder. Bunlara katılmak mecburîdir. İngiltere oluyor da bizde niçin olmasın? Hem orada mecburî, bizde isteyen namaz kılabilsin.

Kadınlar ve kızlar için özel parasız otobüs… Bunu herkesin alkışlaması gerekmez mi? Ayrımcılık ama kadınların lehine.

Bu üç şeyle Şeriat gelmez…

Şeriat düzeninde Müslümanların farz namazları kılmaları mecburî olur.

Sultan Abdülhamid zamanında, başta Galatasaray lisesi olmak üzere bütün liselerde Müslüman öğrencilerin beş vakit namazı okulun camiinde, okulun resmî imamının ardında cemaatle kılmaları mecburî idi. Galatasarayın 1924’e kadar imamı olmuştur.

Şeriat düzeninde kadınlar ile erkekler birlikte seyahat edemezler. Şeriat kadınlara çok hürmet ettiği, değer verdiği için onları korur ve rahat edebilmeleri için kendilerine özel vasıtalar, bölümler ayırır.  Bunu, TC başlıklı vesikalarla KDV’li yasal seks köleliği yaptıran zihniyete anlatamazsınız.

Sabataycı, Kripto, Pakraduni, Kemalist vatandaşlarımızdan, bilhassa medyacılardan çok rica ediyorum. Sakin ve makul olsunlar. Şeriat geliyor yaygaraları kopartmasınlar. Afyonda yapılanlar çok iyi ve doğru şeylerdir. İnşallah bu uygulamalar ve benzerleri Türkiyenin genelinde yapılmalıdır.

Bunlarla Şeriat gelmez, biraz ahlak ve dirlik düzen gelir.

Türkiyeye bir gün elbette Şeriat gelecektir. Şeriat uygulaması tabiî ki, türbeleri yıkan Selefilerin zihniyetine uygun olmayacaktır. Ülkemize Osmanlı tipi, Mevlana Celalettin Rumî zihniyeti ışığında Şeriat gelmelidir.

Şeriat adalet, güvenlik, insaf, ahlak, fazilet, yardımlaşma, iyilikleri emr etmek, kötülükleri yasaklamak, mürüvvet, fütüvvet demektir.

Şeriat düzeninde gayr-i Müslimlere de hürriyet vardır.

Müslüman ile İslamcı başka olduğu gibi bedevî usulü Şeriat düzeni ile medenî Müslümanların Şeriat düzeni farklıdır.

Şeriat düzeninde hırsızlık olmaz, sömürü olmaz, soygun ve talan olmaz. Şeriat, saçı bitmedik yetimlerin haklarını kimseye yedirmez. Yemeye kalkanı tepeler.

Şeriat düzeni haram, kara, kirli, necis servetler edinilmesine izin vermez.

Şeriat düzeninde müstehcen medya olmaz.

Şeriat düzeninde büyük soyguncular, büyük uyuşturucu tacirleri icabında asılır.

Şeriat düzeninde iç savaş ve terör olmaz.

Şeriat düzeninde kapıları kilitlemeye lüzum kalmaz.

 

“İkinci yazı”

Niçin polemiğe girmiyorum

Tam tarihini hatırlamıyorum, bundan 10–15 yıl önce kadim dostlarımdan bir zat aleyhimde bir yazı yayınlamıştı. Hakkımdaki suçlayıcı, küçük düşürücü iddialar ipe sapa gelir ciddi şeyler değildi. Kendimi çok kolay bir şekilde savunabilir, onu mahcup edebilirdim. Düşündüm taşındım, cevap vermekten kaçındım. Niçin?.. Dostluğumuz bitmiş olsa bile, hatıralarımız vardı. O bendenizin aleyhine yazınca, pek dikkati çekmezdi ama cevap verdiğim takdirde zararlı, utandırıcı bir polemik, kalem dövüşü, söz düellosu başlayacak ve dikkat çekecekti. Normal olarak, az veya çok faydalı yazılarımı tenezzül edip de okumayan kimseler kavga yazılarını içercesine okuyacaklar, zevk alacaklardı. Böylece İslamî kesimde, küçük de olsa, fitne fesat çıkacaktı.

Halkımız, bu arada Müslümanların büyük bir kısmı polemikten, çekişmeden, düellolardan çok hoşlanıyor. Bunlara alet olmak istemiyorum, bu yüzden aleyhimdeki yazılara cevap vermiyorum.

Tenkitler, suçlamalar birkaç türe ayrılır:

DOĞRU ve YAPICI TENKİTLER: Bunlara karşı savunma yapılmaz, kabul ve teşekkür edilir.

HAKSIZ YANLIŞ YIKICI TENKİTLER: Bu konuda (affedersiniz) sidik yarışı yapmak doğru olmaz. Binaenaleyh zaruret olmadıkça cevap verilmemelidir.

İÇİNDE HEM DOĞRULAR HEM YANLIŞLAR OLAN KARIŞIK TENKİTLER: Bunlara çok yumuşak ve kibar bir üslupla cevap verilmeli, doğru olanlar için teşekkür edildikten sonra yanlış olanlar, gerekçe gösterilerek reddedilmelidir.

Kaç sene oldu tam hatırlamıyorum, Hürriyet Gazetesi’nde reformcu bir ilahiyatçı bendenize günler boyunca çok bayağı şekilde hakaret etmişti. Cevap vermemiştim, avukatım savcılığa müracaat etmiş, savcılık küfürbaz aleyhine kamu davası açmıştı. Neticede saldırgan ilahiyatçı mahkûm oldu, ahım ve bedduam tuttu, çok şey yitirdi, bitti.

Televizyonlardaki açık oturumların bazısında çok çirkin, çok üzücü, çok yüz kızartıcı sahneler oluyor. Bazen karşıt görüşlü iki kimse düşünce düellosunun sınırlarını aşıyor, havada küfürler hakaretler uçuşuyor. Birbirlerinin üzerine yürüyenler… Çantasını karşıtının kafasına fırlatanlar… Hepsi için söylemem ama bazı sunucular “Yapmayın, etmeyin” diyorlar ama içlerinden de seviniyorlar. Rating meselesi…

Muhterem okuyucularımdan rica ediyorum: İki Müslüman şahsiyet, yazar, düşünür çatışırlarsa, polemik yaparlarsa bunların kavgasıyla ilgilenmesinler.

Maalesef, bir muharririn normal yazıları bir sitede günde 500 kere tıklanıyorsa, aynı muhabir kavga ettiği zaman tıklama sayısı 5000 oluyor. Kavga edenler de, merak edip okuyanlar da yanlış yapıyor.

Medya kavgalarını, horoz dövüşü gibi merakla, heyecanla takip edenler yangına benzin dökenler gibidir.

Cenab-ı Hakk yazarlarımızı ve okuyucuları bu gibi çirkinliklere düşmekten korusun.

15.03.2013

 

_____________________________________________

21 

 deşifre olduğundan haberi olmayan muhbirle ayak üstü konuşuyoruz işte  hatta o zamanlar yeni deşifre oldu ben emin olmak için bilgi gidiyormu diye bir algılamla ilgili bir şeyden bahsetim ben daha önce bir muhbirle konuşmuştum oda ne dedi ben insanları eğlenceye alan birine nasihat etmiştim dedim oda bilgi olarak gitti cuma hutbesinde bu bilgiyi değerlendirmeye aldılar dedim  mimberdeki imam bu konuyu açtı hadislerle aldı bu konuyu abay açtı hatta insanları eğlenceye alan cennete bile giremeyeceğini ele aldı dedim oda illginç dedi  sabahleyin 05 . 12. 2013 perşembe günü milli gazete köşe yazarı ikinci yazısında ey diyanet yazısını gördüm ben diyanete bilgi gidiyor dedimya neyse hemen o akşamda kanal haber türkte türkiyenin nabzı proğramında emekli hava orgeneral erdeğan karakış konuşuyorlar haktan akdoğanla 

 

 

  22 BAŞKA OLAY BU OLAYDA YUKARININ DEVAMI AYNI İSTİHBARATÇIYLA 

deşifre olduğundan haberi olmayan muhbirle aramız iyi kendisiyle sürekli konuşuruz işte bir ara kendisine aktardığı bilgileri milli gazetede gösterdim acaba ayıkacakmı diye hatta milli gazete köşe yazarıını küplere bindiriyorum onu kızdırıyorum dedim yani onunla it dalaşına giriyorum dedim işte bu algılama türü bunu istihbaratçıya bu konuyu açtım yani demek istedimki algılamayı boşver milli istihbaratla it dalaşı bile yapıyorum bunu şunu için anlatıyorum dedim muhbire korku paranoya değil bu onu anlatmaya çalışıyorum dedim  işte bu bilgide it dalaşı olayı dikkatlerini çekti istihbaratın bunu dünyada kimöse yapamıyor bunuy bu kişi nasıl yapıyor dediler heralde  ertesi gün 7 mayıs 2014 günü daha önce ufolar bizim şavaş jetlerimizle it dalaşına girmişler onu facedeki hesabında yaınladı yani bu piskoloji ile bu olay örtüşüyor diye öyle yorumladılar  egede it dalaşı yapan ufolarla hava kuvvetlerimizin olayı